Salyangozlarla Mücadele

sn1.jpg

Özellikle bitkili akvaryum sahipleri salyangozlar yüzünden kendilerini sürekli mağdur hisseder. Akvaryumlarımıza öyle ya da böyle mutlaka sevimsiz, ufak ve hızlı üreme kabiliyetine sahip salyangozlar musallat olur. Zaten akvaryumlarımız için satın aldığımız bitkilerin salyangoz ya da salyangoz yumurtası bulaşmamışını bulmak hint kumaşı bulmaktan zordur 🙂 Bu yazımda sizler için son keşiflerim çerçevesinde 😛 salyangozlar karşısında işe yarayacak etkili biyolojik ve kimyasal mücadele teknikleri açıklayacağım ! Biyolojik kelimesine dikkat, kimyasalsız, dengeye zarar vermeden yani 😀


Akvaryumularımıza musalalt olan bu minik canlılar ne yazık ki yazının başındaki çizim ya da formunda apple snailler kadar şirin değiller. Camda dolaşırlarken ne huzur içinde akvaryumunuzu seyredebilirsiniz ne de adam akıllı fotoğraf çekebilirsiniz. Bitkilerde ve kumda dolaşmaları ise ayrı bir sabır sınavı. Hele beyaz quartz kumunuzda yüzlerce minare salyangozunu üst üste oyun oynarlarken hayal edin. (yaşadım biliyorum felaketin göbek adı)

Bir zamanlar applesnail üretmenin sevinciyle coşarken, 1-2 cm’lik salyangozcuklarım birer birer ölmeye, önden bakınca arkayı gösteren ince kabuklar üretmeye başladılar. Durumun vehametini o gün anlayamamıştım. Sorun pH düşüşüymüş meğer… O günlerde ölmüş minare salyangozlarına ait onlarca kabuğa da kumumda rastlamıştım. Fakat Özgür Çevik’in yeni albümünde dediği gibi “Düşüşüm duruşum oldu”. O gün düşük pH altında salyangozların kesinlikle barınamayacağını gözlerimle görerek anladım. Artık sürekli mayalı CO2 sistemi kullandığım için pH’ım 6.0 dolaylarında ve salyangozların hepsini toplasanız bir elin parmaklarını geçmez. pH’ım 7.5 dolaylarındaykense avucumdan taşıyorlardı… Demek ki birinci biyolojik mücadele yöntemimiz neymiş:

B1 – Balık türleriniz de şikayetçi olmayacaksa akvaryumunuzun pH’ını düşük tutacaksınız, nasıl olsa bitkielrinizin hayat kaynağı da CO2. Bırakın hem bitkileriniz mutlu olsun hem de siz.

Bu yaz kendime bir diskus aldım. Gözde’nin önerisiyle adını Ali koyduk. Neymiş efendim Çilekeş’in solistiymiş. peh peh… ama kıramadım koydum, bir balık için fena isim değil diye düşünmüştüm zaten 🙂 Bizim Ali biraz nazlıdır. Yem ona saldırsa bile o yeme saldırmaz. Diskus granulatını kaşık kaşık dökmeli ve canı isterse kum katmanını tabak gibi kullanarak yemleri yemesini sağlamalısınız. pH düşükken salyangozlar barınamıyor desek de bu besin bolluğu biraz teselli ederek hayatta kalmalarını sağlıyor. Önünüze yığılmış kilolarca pirzola düşünün 😀 Akvaryumdaki salyangozların hemen hemen hepsi yem bölgesine hücum ediyor. Bu bende tabii ki yepyeni ufukların açılmasına sebep oldu. Düşünsenize, bir kepçe darbesiyle akvaryumda salyangozların büyük çoğunluğunu çöpe postalayabiliyorsunuz. Ben yaptım oldu, valla süper de oldu tavsiye ederim. Sera’nın da geçen senelerde yeni bir modelini çıkarttığı ve onlarca liraya sattığı salyangoz kapanlarının da tek mantığı bu. Ortaya yemi koyuyorsunuz, salyangozlar kapandan giriyor ama çıkamıyor. Bizim yöntem de aynısı. Bir bölgeye yem atın, gelmesini bekleyin kepçeyi daldırın, çıkarın kurtuluverin. Demek ki ikinci biyolojik yöntem neymiş ;

B2 – piyasanın en hızlı ve noktasal çökebilen yemi Sera Diskus Granulat alınıyor (şeffaf poşetlerde 2 YTL çoğu yerde, agaya beleş -o ben oluyorum hehe, Abdullah abi sağolsun, neyse konu sapmasın- ) ve akvaryumumuzun boş bir kum sağası olan bölgesine çökecek şekilde 1-2 çay kaşığı atılıveriliyor. 15-20 dk sonra salyangozlar kepçede !

Uyguladığım bir biyolojik yöntem de salyangozları gördüğüm yere enjektörümle HCl yani Tuz ruhu püskürtmek. Bu yöntem çok etkili sayılmaz ama püskürtülen bölgeye uzun süre yaklaşıp Ali’nin yemlerini kapan olmuyor. Tabii dozu kaçırmamak lazım. Ben tuz ruhunu pH ayarında da kullanıyorum ama dikkat. Litre başı 2-3 damla kullandığınızda pH 7 ve biraz altı değerlere gelebiliyor. Malatya’da su sert olduğundan 3 damla ancak 7 küsür yapıyor o da ayrı…

sn2.jpg

Gelelim kimyasal yollaraaa. Valla pek tavsiye etmiyorum biyolojik yöntemlerin yanında nedeni ise;

1- Akvaryumu tamamen salyangoz ve yumurtalarından kurtarmak bence çok zor

2- Kurtulsanız bile bir şekilde tekrar gelecekler ve görünce ağlamaya başlama ihtimaliniz yüksek (kimyasal yöntemler az biraz zahmetli de)

ve itiraf etmeliyim ki söyleyecek pek kimyasal yöntemim yok. Zaten iki seçenğiniz var;

K1- Salyangoz ilacı

K2- Bakır sülfatı uygun dozda kullanmak

İkisi de aynı şey aslına bakarsanız. Normal kullanımda Riskler şunlar;

1-Biyolojik denge altüst olabilir

 2-Ölen canlılar yüzünden amonyak-nitrat gibi değerler sapıtabilir.

3- Karides ve midyeler üzülecektir. Geçici ya da şuur kaybı da olası.

Doz aşımı ise çok fecidir. Bir keresine 8lt’lik canlı doğuran yavrusu akvaryumumda salyangozlar gözüme batmış ve öldürmek istemiştim. Koskoca ilaç şişelerine bile 200mg konan maddeyi çay kaşığıyla dozlayarak dökmem balıklar için sonu getirmişti. Geçen senelerden birinde de baştan kurulum yapmak istediğimde bitkilerimi eritmiştim. Doz aşımında riskler;

1- Balıklarınız ölebilir

2- Bitkileriniz yanabilir

3- Bakır sülfat kumunuza vb. sinerek ilerde de başınızı ağrıtabilir.

4- Akvaryum köşelerindeki silikonlara bulaşacak açık mavi renk her gördüğünüzde kafanızı duvara vurdurabilir.

Bence uydurduğum (kendim uydurdum diye demiyorum) biyolojik mücadele yöntemleri çok daha güzel. Okuyun hayrını görün, çalmayın, isimsiz ve linksiz alıntılamayın, her salyangoz adı geçen yerde beni yere göğre sığdıramayın havam olsun….

Saygılarımla, sevgilerimle, salyangozsuz günler dileklerimle….

Birkan TATAR

.

Paylaş:
Share

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

13 Cevaplar

  1. Barış dedi ki:

    Birkan güzel bir makale eline sağlık. Dediğin gibi salyangozlar la kimyasal mücadele riskli biyolojik mücadele ise biraz daha güvenli gibi. Ben genelde salyangoz için makrakanta kullanıyorum ama o da her tür balıkla uyumlu değil işte.

  2. Kerem dedi ki:

    Biyolojik yöntemlerden bazılarıda:
    1- kumun üzerine serbestçe bırakılan mangonun bir süre sonra temizlenmesi.
    2- yine kumun üzerine bırakılan toprak çömleklerin bir süre sonra temizlenmesi.
    Her iki yöntemde de özellikle kuma yakın yerlerdeki yumurta ve salyangoz yoğunluğunu gördüğünüzde inanamıyacaksınız. Bekleme süresi akvaryum durumuna bağlı olmakla beraber 1 gece kadar olması idealdir.

  3. bunları kırsakda balıklar yese olmazmı? dedi ki:

    🙄

    • admin dedi ki:

      Yiyorlarsa kırın, olur tabii. Ancak minare salyangozlarının eti çok az, yenecek bir yanları yok maalesef.

  4. Caner Güven dedi ki:

    Elbette yukarıda anlatılanlara saygı duyuyorum, ancak… Salyangozlardan kurtulmanın tek ve en etkin yöntemi Bakır Sülfatın Di Hidrat tuzunu 267 mg/100 ml dozda hazırlayıp bu karışımı 1. gün 20 litre tank hacmine karşılık 5 ml ve 15. gün yine aynı dozda uygulamak, ilk uygulamanın 20. gününde tanktan yüzde 20-30 su değişimi yapmaktır. Böylelikle tankta ne salyo kalır ne de yüzen ya da bağlı alg; ayrıca biyolojik döngüdeki hayati rollerini inkâr edemeyeceğimiz nitrobacterleri de öldürmemiş oluruz.

  5. Caner Güven dedi ki:

    Bu arada yukarıda bahsettiğim bakır sülfatın di hidrat tuzunu akvaryumculardan almak yerine (sakın yanlış anlaşılmasın!!!) eczane ya da kimyasal malzeme satan (ruhsatlı olması önemli) mağazalardan temin etmeniz çok önemli. Ben mesleğim gereği Merckin Sigma indekste yer alan ürününü kullandım ve gayet başarılı sonuçlar aldım.

    • admin dedi ki:

      Bence de bulunabilen bütün kimyasallar akvaryumcu dışında yerlerden alınmalı. Sonuçta bu tip ham maddelerin, çoğunun kalitesi belli olmayan akvaryum firmalarının kullandığından çok daha taze ve kalitelisi kimyasal madde satan yerlerden veya eczanelerden temin edilebiliyor.

  6. can burtecene dedi ki:

    Kırmak yumurtelerını açığa çıkardığından faydasından çok zararı var en güzeli bütün olarak kurtulmak.

  7. Eren dedi ki:

    Valla Okadar ilaç kullandım ama en etkili ve kesin sonucu akvaryumuma botia ve macrakanta Balıklarından Koyarak aldım ne kadar salyangoz varsa sıfırladılar hatta elma salyangozumu 2 gün yemişlerdi:D
    Belli bir süre sonra balıklarımı rahatsız ettiği için botia yı ayırdım dikakt edin ackalınca o ürkek balık göz avcısı oluyor:D

  8. EROL BİLİR dedi ki:

    Bende bu baş belaları için makrakanta aldım ama yinede arka sol köşede 2 tane sürekli var ama eskiye oranla çok daha az.Kimyasal ilaçları kullamaya cesaret edemiyorum.

  9. Eliz dedi ki:

    ahahah ya ben çok acemi yeni bi balıkçılım, paso yazı filan okuyorum, bitkiler hakkında bilgi ararken bakalım ileride neler çekicem diyerek yazınıza daldım ve bayağı eğlenerek öğrendim. Cidden şimdiye kadar okuduğum tek eğlenceli yazı sizinki oldu 😀 ee ne durumda bari elmacıklar ? Benim bettam var yemes ki onları 🙁

  10. taaruz dedi ki:

    adam tuz ruhu dedii yaa ya ben tuz ruhunun karıştırdım yada bu arkadaş

    arkadaşlar saylangoz kapanı diye birşey duymadınızmı siz hiç
    kendinizde yapa bilirsiniz evde

    anlatıyım kısaca
    akaryum boyuna uygun kucuk camdan bir dikdörtken yada karede olabilir yapiyoruz
    sonra alt tarafından camı kestiriyorsunuz içeri avlarımız girsin diye tabi cıkmamaları için giriş yönünün aksine pilastik cam olabilir üçgen şeklinde kesiyoruz bunların kalınlıkları 2 yada 0.5 mm olamalı hepsi aynı olursa daha iyi olur sonra kısa kenarlarından bir cubuk gecicek şekilde delik aciyoruzz cubuğu cama silikonlayın yada camı dele biliyorsanız oraya geçirin içinede lezletli bir yem koyun sabah tuzağı boşaltmayı unutmayın tam kapsamlııı yapmak isterseniz netten araştırın resimli anlatan siteler var

  11. Gürhan dedi ki:

    Bir dilim kabak (evet bildiğiniz kabak) enlemesine kesin, ucuna ip bağlayın gece akvaryuma bırakın, 4 – 5 saat sonra mümkünse sabah olmadan bi bakın kabağın üzerince kaçyüz tane salyangoz birikmiş, ipinden çekip kabağı çöpe atın, diskus yeminizde size kalır, bakıra kalaya filanda para harcamayın. Deneyip sonuç alanda bana teşekür etmeyi unutmasın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Share