Posted in İpuçları | Temmuz 8th, 2009 5 Yorum »
Â
Â
Japon balığı gibi türlerin beslendiği soğuk su akvaryumlarına, her akvaryuma koyduğumuz çoğu bitkiyi genellikle ekleyemeyiz. Birçok bitki daha sıcak akvaryumları tercih ederken japon balığı akvaryumları ve diğer soğuk su akvaryumları genelde 18-24 derece arası sıcaklarda olur.
(devamı…)
Posted in İpuçları | Temmuz 7th, 2009 2 Yorum »

Akvaryumlarımıza şıklık üzerine şıklık katan glossogtima, hemianthus c. gibi birçok bitkiyi saksı olarak alıp akvaryumumuza dikmek istediğimizde bazı sorunlarla karşılaşırız. Bu bitkileri genelde altındaki sünger bir türlü köklerden ayrılmaz, akvaryuma bu şekilde tabaka halinde koymak da istemeyiz. İşin uzmanından konuyla ilgili tavsiyeler aldık
(devamı…)
Posted in BF makaleler | Temmuz 5th, 2009 Yorum yapılmamış »

Akvaryum kurulumunda soru işaretlerini silmek amacıyla yeni bir uygulama başlattık. Belirlenen konu başlıkları forumda tartışılarak derleniyor ve bir yazı haline getiriliyor. Bu interaktif yazı dizimizin ilk konusu ise Uygun Akvaryum Ölçülerinin Belirlenmesi;
Aşağıda yer alan tüm maddelerin bir arada ele alınmasıyla herkes kendisine özel, istediği şartlara en uygun akvaryum ölçülerini ortaya çıkarabilecektir. Şimdi buraya kadar olan mesajları bir araya toplayacak olursak:
(devamı…)
Posted in Makaleler | Temmuz 1st, 2009 3 Yorum »
Beslenme bozuklukları ve fizyolojik etkileri

Buraya kadarki 3 bölümde bitkilerin beslenmesinde rol alan besinleri, bu besinlerin bitki fizyolojisindeki rol ve önemlerini, eksiklik ve fazlalık durumunda ne gibi beslenme bozukluklarıyla karşılaşabileceğimizi mümkün olduğunca detaylarıyla ortaya koymaya çalıştım. Bu son bölümü ve özellikle iki tabloyu incelediğinizde muhtemelen bu kadar detayla (belki de bir kısmı anlaşılamayacak kadar karışık yada gereksiz diye düşünebilirsiniz) neden kafanızı karıştırdığımı düşünebilirsiniz. Ancak ben her zaman için direk sonuçlar göz önüne alınarak hareket edilmemesine ve bu aşamaya gelene kadar sistem içinde neler olup bittiğinin de kısmen de olsa bilinmesi gerektiğine inanıyorum. Hangi besinin ne işe yaradığının bilinmesi o besinle ilgili sorunların daha iyi anlaşılmasına yardım edecektir. Ayrıca benzer belirtiler birden fazla sorunun habercisi de olabileceğinden bunun da belirlenmesi kolaylaşabilecektir.
Şimdi bahsettiğim tablolara geçmeden önce son olarak beslenme bozukluklarıyla bağlantılı yada aksine bağlantılı olduğu sanılan ve akvaryumlarımızda zaman zaman karşılaştığımız bitkilerimizle ilgili bazı olayları ve terimleri kısaca ele alalım:
(devamı…)
Posted in Makaleler | Haziran 30th, 2009 Yorum yapılmamış »
Mikro (Eser) Besinler

Dünyamızda doğal olarak kendiliğinden oluşmuş kimyasal elementlerin sadece birkaç tanesi canlı dokuları meydana getirmede yer almaktadır. Bunların içinden sadece altı tanesi (karbon, hidrojen, nitrojen, oksijen, fosfor ve sülfür) tüm canlı dokuların %99’unu teşkil etmektedir. Ancak, son derece küçük miktarlarda dahi olsa diğer bazı eser elementlerin de tüm hayati fonksiyonlar için vazgeçilmez bir önemi vardır. Bunlardan bazıları demir, bakır, kobalt, çinko ve manganez gibi sayılabilir ve tamamı yaşayan organizmalar için gereklidir. Yukarıda büyük ölçeklerde ihtiyaç duyulan makro besinleri ele aldıktan sonra şimdi de çok daha düşük miktarlarda ama vazgeçilmez bir şekilde ihtiyaç duyulan mikro besinlere bir göz atalım.
(devamı…)
Posted in Makaleler | Mayıs 21st, 2009 2 Yorum »
BESLENME BOZUKLUKLARININ BELİRLENMESİ

1.Bölüme genel olarak akvaryum bitkilerinin ihtiyaç duyacağı besinlere kısaca değinmeye çalıştık. Sağlıklı bir gelişim sağlanmak isteniyorsa bu besinlerin akvaryum ortamında sürekli olarak bulundurulması gerektiği aşikârdır. Peki bu besinlerin eksik oldukları yada daha önemlisi hangisinin eksik olduğunun belirlenmesi ise biraz daha gözlemleme ve teorik bilgiye ihtiyaç duyar. Herhangi bir besin eksikliğini analiz edebilme konusunda pek çok önemli husus bulunmaktadır.
Bir bitkili akvaryumda iÅŸlerin yolunda gitmesini saÄŸlamak için gerekli olan besin seviyelerinin tespit edilmesinde bitkilerin geliÅŸim durumlarını analiz etmek en etkili yöntemdir. Düşük geliÅŸim akvaryumlarında (Low-Tech, düşük ışıklandırma ve CO2 takviyesiz ortamlar) bitkiler genellikle gözle görülebilir herhangi bir eksiklik belirtisi göstermezler. Ancak hızlı geliÅŸim akvaryumlarında (High-Tech, yüksek ışıklandırma ve CO2 takviyesi) bitkiler o kadar hızlı geliÅŸim göstereceklerdir ki, sıklıkla pek çok besini tüketeceklerdir. Hızlı geliÅŸim akvaryumlarında dahi herhangi bir eksikliÄŸi görebilmek için öncelikle en hızlı geliÅŸim gösteren bitkilere göz atmak gerekmektedir. YavaÅŸ geliÅŸim gösteren bir Anubias bitkisinde bir eksikliÄŸi tespit edebilmek 1–2 hafta sürebilecekken, hızlı geliÅŸim gösteren herhangi bir Hygrophilia türünde aynı eksiklik 1–2 gün içinde kendini gösterecektir…
(devamı…)
Posted in Makaleler | Mayıs 20th, 2009 Yorum yapılmamış »
Â
Bitkiler sağlıklı ve düzenli bir gelişim sağlayabilmek için organik ve mineral besin kaynaklarına ihtiyaç duyarlar. Bu besinleri aşağıdaki basit gösterimli bir peryodik tablo üzerinden de görebiliriz.
Bu besinlerin pek çoğuna çok küçük miktarlarda ihtiyaç duyulmasına rağmen, eksiklikleri durumunda hayati önem taşıyan biyolojik fonksiyonlar düzgün bir şekilde gerçekleştirilemeyecektir. Düzenli beslenme sağlanamadığı takdirde sağlık sorunları ortaya çıkacak ve bitkiler hastalanacaktır. Bitkilerin beslenmesinde yer alan besin çeşitliliği çok fazla sayıdadır ve bitkilere ulaştırılabilmesi için pek çok farklı yöntem mevcuttur. Bu pek çok besinin farklı fonksiyonları göz önüne alındığında, akvaryumdaki miktarları ve önem sıraları belirlendiğinde uygun gübrelemenin gerçekleştirilmesi için nelere ihtiyaç duyulduğu da ortaya çıkmış olacaktır.
(devamı…)
Posted in Makaleler | Mayıs 11th, 2009 1 Yorum »

Â
Akvaryumunuzda baÅŸ belası haline gelebilecek yosun türlerini, oluÅŸum sebeplerini ve kurtulma yollarını bir baÅŸlık altında özetlemeye çalıştık.Â
Â
Alg Nedir?
Nemli ağaç gövdelerinden kayalıklara, kızgın çöllerden denizlere kadar çok çeşitli ortamlarda, kadife gibi yumuşak katmanlar ya da sık öbekler oluştururarak büyüyen bitki benzeri canlılardır.
Â
Alglerin yapıları kök, gövde ve yaprak organları hâlinde farklılaşmamıştır. Rizoyit adı verilen kısımlara sahip, klorofil içeren çiçeksiz sporlu bitkilerdir.
Â
Algler, hareketli, hareketsiz, bir hücreli ya da koloni hâlinde dallanmış ya da dallanmamış canlılardır. İpliksi, yapraksı, şeritsi, tüpsü, makroskobik ya da mikroskobik olabilirler.
Â
Alg de aslında bir çeÅŸit bitkidir. Akvaryumlarımızda yetiÅŸtirdiÄŸimiz bitkilerden farklı olarak çok daha basit bir yapıya sahip olduklarından bitkilere nazaran çok daha çabuk geliÅŸirler. GeliÅŸebilmek için ortamdaki her türlü besinden faydalanabilirler ve bitkilere faydalı olması için verdiÄŸimiz gübrelerin fazlası alg’lerin oluÅŸmasında en büyük etkendir.
 Â
(devamı…)