Gönderen Konu: BİTKİLİ AKVARYUMLARDA IŞIK SEÇİMİ  (Okunma sayısı 14518 defa)

YILDIRIM ÖZDEMİR

  • Özel Üye
  • Bağımlı Üye
  • ***
  • İleti: 387
BİTKİLİ AKVARYUMLARDA IŞIK SEÇİMİ
« : Ocak 01, 2009, 14:30:22 ÖS »
BİTKİLİ AKVARYUMLARDA IŞIK SEÇİMİ VE FOTOSENTEZ


Bitki akvaryumları; kurulumun ilk aşamasından itibaren, günlük bakımları ve idamesi boyunca sürekli olarak bir dengenin ve doğru uygulamaların sağlanması gereken mekanik, kimyasal ve biyolojik bir döngüdür. Buradaki açıklamalarla bu sistemin en önemli parçalarından biri olan ve genellikle en fazla hata yapılan aydınlatma üzerinde duracağız. Doğru ışık seçimine ve bunun bitkilerin fotosentez mekanizması üzerindeki etkilerine çok ta derinlere inmeden bir göz atacağız. Bu açıklamalardan sonra sanırım bazılarınızın zihninde çözüm bekleyen; elimde şu lambalar var kullanabilirmiyim, şu lambayı gördüm acaba olur mu, şu şekilde bir aydınlatmaya ne dersiniz gibi sorulara cevabı kendi kendinize verebileceksiniz. Yada benim akvaryumumun ışığı iyi diye kestirip atan, tamamen kişinin kendi gözüne göre yaptığı bir yorum sonucu içine düşülen sistematik hatalardan da kurtulunmuş olacaktır diye düşünüyorum.

Buradaki açıklamaların bir kısmı AquaticPlantCentral forumlarında paylaşılan bilgilerden alıntılar, bir kısmı kendi deneyim ve bilgi birikimlerim, bir kısmı ise üretici firmaların sağladıkları veriler neticesinde ortaya çıkmıştır. Aşağıda yer alan açıklamaları pek çoğunuzun faydalı bulacağına inanıyorum, ancak gene de başlamadan önce konumuzla ilgili daha iyi anlaşılmasını sağlamak maksadıyla bazı ön açıklamalarda bulunmayı uygun görüyorum.

Gün ışığı bizim gözümüzle görebileceğimiz pek çok rengin bir araya gelerek oluşturdukları beyaz bir renge sahiptir. Bu renkler nanometre olarak ölçülen farklı dalga boylarında ortaya çıkmaktadır. Bu dalga boylarının ve her dalga boyuna karşılık gelen rengin yer aldığı tabloya spektrum (spektral) tablosu adı verilir. Bu tabloya kimi zaman Elektromanyetik Spektrum adı da verilmektedir. Bir ışık kaynağının vermiş olduğu ışığın içinde bu dalga boylarının hangilerinin mevcut olduğu ambalaj üzerinde yada üretici sitelerinde verilen spektral tablolarla gösterilir. Bu konunun bütün aydınlatma seçimi ile ilgili en önemli konu olduğunu ve mutlaka göz önünde bulundurmamız gerektiğini ilerleyen satırlarda göreceğiz. Bu konuyla ilgili olarak en basit örneği şöyle verebiliriz. İlkokul yıllarımızda pek çoğumuz bu deneyi mutlaka yapmışızdır. Yuvarlak kesilmiş bir kartonu yedi eşit parçaya bölerek her bir bölmeyi farklı bir renge (Güneş ışığı içinde olduğu söylenen yada gökkuşağınsa baktığımızda gördüğümüz yedi renk) boyamışızdır. Daha sonra bu çarkı fırıldak gibi belli bir hızla çevirerek hayret verici ;-) bir şekilde bütün renklerin kaybolup beyaz tek bir rengin ortaya çıktığına tanıklık etmişizdir. İşte bugün piyasadan alacağımız herhangi bir lambada da bu mantık geçerlidir. Lambanın saçmış olduğu ışık içinde spektrum üzerinde yer alan bu çok daha fazla sayıdaki renklerin bir kısmı az veya çok belli oranlarda bulunur ve CRI, Kelvin, Lümen değerlerine (daha ileride anlatıldığı gibi) de bağlı olarak neticede beyaz yada ona yakın bir renkte ışık ortaya çıkar. Aşağıda bu beyazımsı rengi değerlendirirken nelerin dikkate alınması gerektiğine değineceğiz. Konuyu okurken aklınızda tutmanız gereken bir başka önemli hususta mavi ışık veya kırmızı ışık ibaresi geçtiğinde aynı ışığa lambanın maviye yada kırmızıya boyanarak ta ulaşılmasının yada o renge sahip olarak piyasada satılan lambalardan satın alarak kullanmanın mümkün olmayacağı, bunun tamamıyle teknik bir konu olduğudur. Konuyu okudukça az yada çok hepimizin, bazılarını yada hepsini duyduğu bir takım kavramlara değinilecektir. Örneğin Kelvin, Lüx, Lümen, foton, klorofil, CRI, PAR, PUR, vs… Bu kavramların da ne anlama geldiği, bunların bizler ve bitkiler için ne anlam taşıdıkları, bizler için bir seçim kriteri olarak hangilerinin ne şekilde kullanılacağı yönündeki sorularınıza da yanıt bulmaya çalışacağız.

Konu boyunca bazı noktalarda akvaryumlarımızın davetsiz misafirleri algler de yer almaktadır. Algler sözkonusu olduğunda ışık pek çok diğer etkene göre en son sıralarda yer aldığından ve biraz da konu dışına çıkmamıza neden olacağından çık kısa bir şekilde geçiştirilmiştir.

Akvaryum meraklılarının bitkili akvaryumlarda en sık şekilde yaptıkları hata, fotosentez ve “aydınlatmanın görünen spektrumu” konularını tam olarak anlamadan işe koyulmalarıdır. Pek çok kişi aydınlatmayı sadece bir lambanın Kelvin değerine bakarak seçmektedir. Ancak bu değer size spektrumun hangi aralığında ve ne şiddette ışık verildiği konusunda pek fazla bilgi vermemektedir. Görülebilen ışık 400nm (mor) ve 700nm (kırmızı) arasındaki bir ölçek (spektrum) üzerinde nanometre (nm) olarak ifade edilmektedir. Fotosentezin en basit esası: Bitkiler sadece özümseyebildikleri ışığı kullanabilirler. Parlak ışık bir gerekliliktir ancak bu beyaz ışığın sadece belli bir kısmı fotosentez için kullanılmaktadır. Görülebilir spektrumun mavi ve kırmızı bölgeleri bitkiler için en yararlı olan kısmıdır. Tüm cisimler yansıtmış oldukları, diğer bir deyişle özümsemedikleri ışığın renginde görünürler. Bitkilerin büyük kısmının yeşil görünmesinin nedeni spektrum içindeki yeşil ışığı yansıtmalarından dolayıdır. Bir ışığın ne kadar parlak göründüğü daha ziyade insan gözünün algılayabildiği spektrum aralığında ne miktarda ışık yayıldığıyla alakalıdır. Bu parlaklık en fazla yeşil spektrumda, spektrum tablosunun tam ortasında yer alan 550 nm civarında gerçekleşmektedir.



Bir bitkili akvaryumun aydınlatılması sadece renk sıcaklığına (Kelvin değerine) bakılarak seçilmemelidir. Tam spektrumlu ampullerin 5000 K ile 6500 K arasındaki ampuller olarak nitelendiği ve bu ampullerin bitkili akvaryumlar için en uygun olanlar olduğu bir gerçektir. Ancak bu tabir gene de lambanın gerçek anlamda nanometre olarak hangi dalga boyunda yayınım yaptığını açıklamamaktadır. Eğer bitki/yaprak gelişimini (mavi ışık) ve bitki boyu ile renklenmeyi (kırmızı ışık) optimize etmek istiyorsanız, fotosentez için hem kırmızı hem de mavi spektrumdan ışığa ihtiyacınız olacaktır. Bitkileriniz için mavi ve kırmızı karışımı bir ışıkla, kendi görüşünüz için de yeşil ışıktan (insan gözü parlaklığı/aydınlığı yeşil ışık miktarına göre algılamaktadır) oluşan bir karışım oluşturmanız gerekmektedir. Eğer uygulamış olduğunuz aydınlatma aşırı parlak ve bitkileriniz de ultra-yeşil görünüyorsa, bu yeşil spektrumda oldukça güçlü yayınım yapan bir kurulumunuz olduğu anlmına gelir. Elbette bunu bitkileriniz için iyi aydınlatma olduğu anlamıyla bir tutmamanız gerekir, çünkü bitkiler yeşil spektrumlu ışığı fotosentez için kullanmazlar yada çok çok az kullanırlar. Güneş ışığı 475 nm dalga boyundaki mavi spektrumda tepe noktası yapmaktadır. Bu kırmızıdan daha kısa bir dalgaboyudur ve hem bitkiler hem de algler tarafından kullanılmaktadır. Işık suyun içinde ilerledikçe yoğunluğunu kaybeder. Daha kısa dalga boyundaki mavi spektrumlu ışık, daha kolay emilen ve daha yavaş olan kırmızı spektrumlu ışığa göre suya daha iyi nüfuz eder ve daha hızlı ilerler. Bitkilerin kullandığı fotosentetik pigment olan klorofil hem mavi hem de kırmızı ışığı yakalamaktadır ancak 650-675 nm dalga boyuna sahip kırmızı ışıkta çok daha etkilidir. Mavi ışık yukarıda değindiğimiz bu nedenlerden ötürü daha bol olduğundan dolayı kırmızı ışıkla aynı oranda zaten kullanılmaktadır.

Bitkilerin fotosentez yapabilmek amacıyla ışığı emen unsuru olan klorofil molekülleri temel olarak ikiye ayrılır. Bunlar Klorofil a ve Klorofil b olarak adlandırılmaktadır. Bu iki klorofil türü arasında çok küçük bir fark vardır ve bu sadece kimyasal formülasyonlarından kaynaklanmaktadır (a: C55H72O5N4Mg, b: C55H70O6N4Mg). Bu klorofil türlerinin her ikisi de son derece etkili fotoreseptörlerdir. Kimyasal yapılarındaki bu farklılık neticesinde bu iki klorofilin abzorbe ettikleri spektrum çok küçük miktarlarda dalgaboyunda farklılaşma yaratmaktadır. Bunun neticesinde örneğin 450nm dalgaboyunda Klorofil a’nın yakalayamadığı ışık, o dalga boyunda daha etkili olan Klorofil b tarafından yakalanacaktır. Bu sayede bu iki tür Klorofil ışığın yakalanması konusunda birbirlerini tamamlayıcı rol almaktadırlar.

Yeşil bitkiler için en önemli aydınlatma tepe noktaları aşağıdaki tabloda gösterildiği üzere şu şekildedir (yatay eksen dalga boylarını, dikey eksen ise bitkilerin ışığı yakalayabilme oranlarını göstermektedir):
Klorofil-a: 430nm/662nm
Klorofil-b: 453nm/642nm
Karotenoid: 449nm/475nm
Kırmızı pigmentlere sahip bitkiler daha ziyade spektrumun mavi bölgesindeki ışıktan faydalanırlar.



Yukarıda açıklandığı şekilde fotosentez için optimum ışığı seçmenin yanı sıra, akvaryumunuzun estetik amaçlarına en uygun gelecek (kendi göz zevkiniz için) renk sıcaklığına sahip aydınlatmayı da sağlamalısınız. Bu nedenle akvaryumunuzun nasıl görünmesini istediğiniz dışında renk sıcaklığıyla (Kelvin değeriyle) pek kafanızı meşgul etmeyin. Renk sıcaklığına bakarak değerlendirmek gerekirse, mavi spektrumdaki ışık balıklarınızdaki mavi rengi belirginleştirecektir. Yeşil spektrumdaki ışık akvaryumunuzun daha aydınlık olmasını ve bitkilerinizin yeşilinin daha canlı olmasını sağlayacaktır. Kırmızı spektrumlu ışık ise balıklarınızdaki ve bitkilerinizdeki kırmızı rengi vurgulayacaktır.

Lambaların tanımlanmasında kullanılan bir başka ifade olan Lüx kavramı metrekareye düşen lümen anlamını taşır. Hem Kelvin hem de Lüx bitkiler değil sadece insanların ışığı algılamasına göre tanımlayıcı bilgiler olduğundan bitkili akvaryum açısından benzerlik taşırlar. Her ikisinde de bitkiler için değil, insan algılaması için hassasiyetin daha yüksek olduğu yeşil spektrumdan yayılan enerji miktarı vurgulanmaktadır.

Yapay ışık kaynakları sıklıkla lümen olarak çıkış değerlerine bakılarak değerlendirilmektedir. Lümen bir ışık kaynağının bir birim süre içerisinde ne kadar ışık enerjisi yaydığını ölçer. Lümen kaynak tarafından saçılan tüm enerjiyi ölçmeyip, sadece insan gözünü etkileyebilecek dalgaboylarındaki enerjiyi ifade etmektedir. Bu nedenle lümen değeri daha ziyade insan gözünün spektral hassasiyeti ile değerlendirilebilecek bir tanım olarak anlam taşımaktadır. Aşağıdaki grafikte verilmiş olan spektrum tablosu üzerindeki eğri ile insan gözünün hangi dalga boylarında ne kadar etkili olduğunu görmektesiniz. Anlayacağınız üzere insan gözü bitkilerden çok farklı olarak 550nm dalga boyundaki yeşil spektrumda maksimum algılama hassasiyetine sahiptir.


İnsan gözünün algılama hassasiyeti

Lümen değerleri lambaların ambalajında yada üretici sitelerinde sıklıkla verilmektedir, ancak bunu dikkate almak istemeniz durumunda ne anlama geldiğini de bilmeniz gerekmektedir. Herhangi bir A lambası herhangi bir B lambasından daha yüksek lümen değerine sahip olup, size daha parlak görünebilir, ancak buna karşılık Lamba B bitkiler açısında daha faydalı ışığa sahip olabilir. Bununla ne denilmek istediğini anlamak için aynı watt değerine sahip bir beyaz lamba ile Grolüx lambayı karşılaştırmanız yeterli olacaktır. 40 wattlık bir beyaz lamba 3050 lümen civarındayken, 40 wattlık standart bir Grolüx çok daha aşağılarda 1200 lümen değere sahiptir. Bu büyük farkın nedeni Grolüx lambaların çok düşük seviyelerde yeşil ışık yaymasına karşılık beyaz lambaların bu konuda çok daha kuvvetli olmasıdır. Grolüx lambalar genel görüş olarak en iyi bitki lambalarıdır belki, ancak yeşil spektrumu çok zayıf olduğundan dolayı sadece Grolüx kullanılan akvaryumlar daha loş ve morumsu bir görsel etkiye sahip olacaklardır. Bu nedenle bir Grolüx lambanın yanına bir tane de geniş spektrumlu lamba eklemek daha güzel bir görsel etki uyandıracaktır.

Bitkiler açısından Kelvin değeri ile lümen değeri aynı şekilde ele alınmamalıdır. Kelvin değeri daha ziyade akvaryumunuzun insan gözüne nasıl görüneceği konusunda fikir verir ve tamamen subjektiftir. Genel olarak 3000K gibi düşük Kelvin değerlerine sahip lambalar daha kırmızı ve 10,000K gibi yüksek Kelvin değerlerine sahip lambalar daha fazla mavi ışığa sahip olacaktır. Yeşil bitkiler yeşil ışığı fotosentez için kullanmayacağından (hatırlayınız, cisimler sadece yansıttıkları yani özümsemedikleri ışığın rengini alırlar), bitkiler açısından Lümen değeri bir anlam taşımamaktadır. Aynı watt değerindeyken, daha yüksek bir Lümen değeri ganellikle daha yüksek yeşil spektrumlu ışık anlamına gelecektir. Kısacası Lümen tamamen insan gözünün algılamasına yönelik bir değerlendirmedir. Bitkilerin gerek görünümü gerekse gelişimi açısından bir anlam taşımamaktadır.

Kelvin değeri ise renk sıcaklığının bir değerlendirme şeklidir. Renk sıcaklığı; aydınlatma, video ve fotoğraf çekimi, yayıncılık gibi konularda önem taşıyan görülebilir ışığa ait bir özelliktir. Değer ne kadar yüksekse ışık o kadar mavidir. Basit bir gösterimle belli Kelvin değerindeki lambaların akvaryumunuza vereceği görünüm şu şekilde olacaktır:



Ancak Kelvin değerine bakarak bir lambanın hangi dalga boylarında ışık saçtığına karar verme hatasına düşmemek gerekir. Kelvin değerini spektral grafik üzerindeki tüm sıçramaların meydana geldiği dalgaboylarının bir toplamı olarak ele alabilirsiniz. Bu toplam içinde spektral tablo verilmemişse eğer hangi dalga boylarının daha yüksek olduğuna karar vermek mümkün değildir. Örneğin 5000K değerine sahip olan bir lambanın içinde bizim için önemli olan 450 ve 650 nm civarında hiçbir sıçrama yokken tamamı 550nm civarındaki yeşil ışıktan kaynaklanıyor olabilir. Aynı renk sıcaklığına (K) sahip iki lambanın saçacakları ışık dalga boyları birbirinden tamamen farklı olabilmektedir. Bu nedenle bitkileriniz için faydalı olan ışığa karar vermekte kullanmanız gereken değer aslında Kelvin değeri olmamalıdır. Ancak bu değer size daha önce değindiğimiz gibi akvaryumunuzun genel olarak nasıl bir görünüme sahip olacağı konusunda fikir verecektir, yani estetik açıdan bir önem taşır. Örneğin gökyüzü 10,000 K değerinde bir renk sıcaklığına sahiptir ve mavimsi görünür. Yüksek Kelvin değerine sahip ve içinde mavi ibaresi geçen lambalar (ör: SkyBlue) yayılan ışıkta mavi dalga boylarının daha baskın olduğunu vurgulamaktadır. Bunun neticesinde de, mavi dalga boylarında, yeşil bitkileriniz daha aktif olacaklardır ki bu da iyi bir şeydir ve mavi balıkları daha belirginleştirecektir. Kırmızı fotosentetik pigmentler ışığı kullanmakta daha güçsüzdürler ve sonuç olarak ta hepimizin gayet iyi bildiği bir temel husus olarak daha güçlü ışığa ihtiyaç duyarlar. Daha güçsüz kırmızı karotenoid pigmentler daha fazla mavi ve biraz da yeşil spektrumlu (yani güçlü ve parlak) ışığa ihtiyaç duyarlar.

Bazı bitkilerde mevcut aydınlatma durumuna bağlı olarak fotosentez esnasında kullanacakları pigmentleri değiştirebilme becerisi mevcuttur. Bu olayı sıklıkla ışığın yetersiz olması (mavi ve yeşil spektrumun eksikliği) durumunda kırmızıdan yeşile dönen bitkilerde görmekteyiz. Aynı şekilde tam tersi bir durum olarak yüksek yoğunlukta ışık olduğunda yada ışık kaynağına doğru uzayarak yakınlaşıldığında yeşil bitkilerin kırmızıya dönebildikleri de gözlemlenmektedir. Bazı bitkilerdeki bu özellikler aslında farkında olmadan akvaryumcular arasındaki yaygın ifadesiyle bakımı kolay olan bitkileri ifade etmektedir. Örneğin Ludvigia repens, Limnophilia aquatica, Hygrophilia türleri, Vallisneria türleri ve bazı Echinodorus türleri bu tür bitkilerden olup ışık anlamında pek çok ortamda rahatlıkla gelişim gösteren ancak görünümleri farklı olan bitkilerdir.

Herhangi bir lamba üzerinde belirtilen Kelvin değeri doğrulamak amacıyla CIE Kromatik Tablosu üzerinden kontrol edildiğinde her zaman doğruyu göstermeyebilmektedir. İşte bu yüzden bazı 5000K lambalar daha sarı bir renk verirken diğerleri daha beyaz olabilmektedir. Bu durum özellikle floresan lambalarla metal Halide lambaları karşılaştırırken daha belirgin olmaktadır. İşte bu noktada Kelvin değerleri bir pazarlama taktiği yada söylemi açısından aldatıcı olabilmektedir.

Fotosentez maksadıyla erişilebilir olan enerji miktar ve türünü belirlemekte kullanılan standart ölçüm tekniğine “Fotosentetik Aktif Radyasyon” yada kısaca PAR adı verilir. Bu ölçüm tekniği bir ışık kaynağından saçılan 400 ile 700 nm aralığındaki tüm dalga boylarındaki çıkışları hesaba katmaktadır. PAR aynı zamanda sadece enerji miktarını ölçmediği için lümen değerinden de farklılık gösterir. PAR “saniyede geçen foton sayısı” olarak ifade edilir. PAR ifadesinin enerji birimi yerine foton sayısıyla ifade edilmesinin nedeni fotosentez reaksiyonunun sadece ve sadece bitki tarafından bir fotonun özümsenmesi neticesinde gerçekleşiyor olmasıdır. Burada fotonarın hangi dalga boyunda olduğunun önemi yoktur. Yani başka bir deyişle, bir bitki tarafından belirli sayıda mavi fotonun özümsenmesi neticesinde meydana gelecek olan fotosentez aynı miktardaki kırmızı fotonun özümsenmesi neticesinde olacak olan miktarla aynıdır. İşte bu yüzden bir lambanın bitkiler için uygun olup olmadığına karar vermeden önce o lambanın spektral grafiğini görmek çok öenm taşımaktadır. Bitki lambaları genelde morumsu ve loş bir görünüm verdiğinden hem bitkiler hem de insan gözü için en iyi görsel efekti yaratabilmek maksadıyla farklı lambalardan oluşan bir karışım yapılması gerekecektir. PAR ölçümünün yanı sıra ayrıca kısaca PUR adı verilen “Fotosentetik Uygun Radyasyon” ölçüm tekniği de bulunmaktadır. Bu teknikte PAR’ın aksine sadece mavi ve kırmızı ışık hesaba katılmaktadır.

Buraya kadar anlatılan ışık ve lamba değerlendirme kriterlerine eklenecek bir başka kıstas ise (aynı zamanda en az bilinen) kısaca CRI adı verilen Color Rendering Index (Renk Gösterim Endeksi) değeridir. Piyasada bulunan bazı lambaların üzerinde yada web sitelerinde bu değerler de verilmektedir. Bir lambanın CRI değeri oldukça yüksek olmadığı sürece kesinlikle renkleri doğru bir biçimde veremeyecek ve doğal görünemeyecektir. Dolayısıyla CRI değeri düşük ampullerin Kelvin (renk sıcaklığı) değerleri de pek anlamlı olmayacaktır. CRI değeri 90 yada daha yukarı olan bir lamba için renk sıcaklığı çok büyük farklılık olüştürmayacaktır. Renkleri doğru olarak gösterebilen bir ışık kaynağının Kelvin değeri ne olursa olsun sağladıkları aydınlatma aşağı yukarı aynı görsel etkiyi bırakacaktır. Çoğu lamba özellikle kırmızı ve turuncu renkleri göstermekte çok zayıftır. Bazı lambalar ise mavi ve kırmızı arasındaki farkı dahi veremediğinden fazlasıyla yeşil ışık üretmektedir.

CRI değeri bir başka ifadeyle 0’dan 100’e kadar olan bir ölçek üzerinde, belirli bir ışığın gerçek (tam spektrum) günışığına ne kadar yakın olduğunu ifade etmektedir. Hobi içinde pek çok kişi günışığı adı altındaki ampullerin bitki akvaryumları için uygun olduğunu ve bu nedenle kullandıklarını ifade ederler. Ancak buradaki günışığı tamamen bir marka ibaresidir ve burada anlatılan değerler ile karşılaştırılarak düşünülmesi gerekir. Aynı Kelvin değerine sahip olup, farklı CRI değerlerine sahip iki lambanın verdikleri görünüm çok farklı olacaktır. CRI değeri 80 olan 5000K’lik bir lambayla 90 olan gene 5000K’lik bir lamba karşılaştırıldığında 80’lik lamba daha parlak ve yeşil ağırlıklı olurken diğer lamba daha loş olacak ancak bütün spektrumdan daha doğal renkler verecektir.

Bir lambanın insan gözüne doğal görünüp, görünmediği de tamamen subjektiftir. Alışkanlıklarınız, çoğunlukla bulunduğunuz ortam burada önemlidir. Sürekli beyaz floresanlar altında yaşıyorsanız muhtemelen sizin gözünüze de doğal görünen bu tür bir ışık olacaktır. Sıklıkla bulutlu/kapalı bir gökyüzü altında yaşıyorsanız böyle bir durumda gözünüz 7000K civarında doğal aydınlatmaya alışmış demektir. Eğer sürekli açık/bulutsuz bir gökyüzü altında yaşıyorsanız bu durumda sizin için doğal olan aydınlatma 5000K civarında olacaktır. Bir başka genel bilgi olarak güneş yüzeyindeki renk sıcaklığı 5777 K değerindedir. Eğer oldukça kuzey bölgelerde yaşıyorsanız o takdirde 10000K size daha doğal görünecektir. Yukarıdaki örneklere bakılacak olursa, hangisi olursa olsun gerçek doğal ışıkta renkler oldukça iyi gösterilmektedir. Ancak bu durum floresanlarda pek karşılaştığımız bir şey değildir. (Özellikle yüksek Kelvin değerlerinde.) Hem Kelvin değeri yüksek hem de 90 ve üzeri CRI değerlerine sahip bir lamba bulmak ise gerçekten zor ve külfetlidir.

Bitkiler, hem mavi hem de kırmızı ışıktan bir miktar içerdikleri için sıradan lambaların altında da gelişimlerini sürdürebilirler. Ancak buradaki bir başka sorun bu lambalarda alglerin hoşlandığı 500 ile 600 nm arasındaki dalga boylarında ışıkların da mevcut olmasıdır. Yeşil algler ve yeşil bitkiler fotosentez için aynı pigmentleri (Klorofil a/b ve Karotenoid) kullanırlar. Bu nedenle birine fayda sağlayan ışık diğerine de fayda sağlayacaktır. Farklılık gösteren alg ise Mavi-yeşil algdir (Cyanobacteria). Bunlarda ışığı daha ziyade 600nm civarındaki turuncu-kırmızı fotonları absorbe eden Fikosiyanin pigmenti yer alır. Maalesef akvaryumlarımızda pek çok standart floresanla gelen bu ışık ta mevcut olmaktadır. Dolayısıyla bir akvaryumun üzerinde ışık olduğu sürece şu yada bu türden bir/birkaç alg mevcut olacaktır. Bu nedenle alg sorununu sadece ışıkta aramak doğru değildir ve bu tamamen farklı bir tartışma konusudur. Bitkili akvaryumlarda kuracağımız yapay ışıklandırma ideal olarak spektrumun kırmızı bölgelerinde tepe yapmalı yada daha kuvvetli olmalıdır. Akvaryumun genel görünümü ise bir miktar mavi ve insan gözü için bir miktar da yeşil ışıkla takviye edilerek güzelleştirilebilir. Çok kuvvetli mavi ışık bitkilerin daha kısa ve gür olmasına neden olurken aynı zamanda alg gelişimini de hızlandıracaktır. Bu nedenle genel kabul olarak akılda tutulması gereken ışıklandırmada dengeyi oluştururken 2/3 oranında kırmızı ve 1/3 oranında mavi ışık sağlamak olacaktır.

Standart bitki/akvaryum lambası olarak satılan ürünler genellikle yeterli enerjiye ve mavi ışığa sahip olmasına rağmen, kırmızı ışıkta zayıftırlar. Günışığı adı altında satılan lambaların bazılarında ise faydalı kırmızı ışık bulunabilmektedir. Akvaryumunuza herhangi bir floresan lambayı koyarak sonuç alabilirsiniz, ancak bitkilerinizdeki gelişimi maksimize etmek istiyorsanız lambaları birbirleriyle karşılaştırmalı ve eğer mümkünse yukarıda anlatılan pek çok değerlendirme kriterine göre daha kolay erişilebilir olan spektral grafiğini, etkili ömrünü ve güç kayıp oranını öğrenmeye çalışmalısınız. Floresan lambalar zamanla güç kaybederler. Aynı zaman biriminde bazı lambalar %10 kayıp verirken diğeri %30 kayıp verebilmektedir. Kayıp ne kadar az olursa lambaları değiştirme sıklığınız da o kadar az olacaktır. Mevcut lambalarda genellikle 6-12 ay arasında değişim yapılması gerekmektedir.

Akvaryum kullanımı için pazarlanan lambaların pek çoğu daha pahalıdır ve bir kısmı da standart lambalara göre daha iyi sonuç verememektedir. Aynı zamanda bunların üretici firmalar tarafından ne kadar doğru bir şekilde satışa sunulup sunulmadıkları da farklı bir tartışma konusudur. Pek çok lambanın spektral grafiklerine ulaşabilmek mümkündür. Gerek paket üzerinde gerekse internet sitelerinde bu bilgiye ulaşabilirsiniz.

Akvaryum bitkileri ışıklandırma koşullarındaki değişimlere çok hızlı şekilde yanıt verebilmektedirler. Alglere göre biyolojik olarak çok daha gelişmiş yapıları vardır ve alglere göre çok daha hızlı şekilde fotosentezlerini ayarlayabilme yetenekleri vardır. Bunun neticesinde aydınlatma miktar ve kalitesinde gerçekleştireceğiniz her türlü olumlu yada olumsuz değişikliğe bitkileriniz oldukça hızlı tepki vereceklerdir.

Piyasadan edineceğiniz lambalar içinde T5 olarak tabir edilen daha ince floresanlar standart T8 floresanlara göre daha uzun ömürlü ve daha parlak ışığa sahiptirler. Tesisatlarını kendileri yapacak olan arkadaşlar için bir uyarı olarak bu iki lamba türünün aynı balastları kullanmadığını belirtmeliyim. Aynı zamanda T5 lambalar T8 lambalara göre biraz daha fazla sıcaklık yaymaktadır.

Akvaryumlarda bir başka aydınlatma yöntemi olarak led aydınlatma özellikle Amerika'da oldukça yaygın olarak kullanılan ve son zamanlarda bitkili akvaryumlarda da kullanılmaya başlanan bir sistemdir. Ancak burada bahsi geçen ledler bildiğimiz 0.5 mm çapındaki ledler değildir. Bitkili akvaryumlarda kullanılması gereken ledler HP Led (Hıgh Power - Yüksek güçlü) adıyla bilinirler. Bunlar normal ledlere göre çok daha geniş bir spektruma sahip olup uygun sayı ve konumlamada kullanılırsa olumlu sonuçlar alınabilir. Bu tür aydınlatmanın popülerlik kazanmasının belli başlı birkaç nedeni var. Örneğin, çok düşük elektrik tüketimiyle çok yüksek bölgesel aydınlatma sağlayabilmeleri, 20.000-60.000 saat arası aydınlatma ömürlerinin olması, farklı renkli varyasyonlar yaratılarak istenilen görsel efektin yaratılabilmesi, bir sürü floresanı sığdırabilecek kapakla ve tabi onun ağırlığıyla uğraşmak yerine daha pratik bir şekilde uygulanabilmesi gibi... Ancak Türkiye'de malesef bu tür ürünlerde biraz eksiklikler var. Örneğin aşağıda verdiği linke bakarsanız nasıl bir led kastettiğimi görebilirsiniz: http://www.luxeonstar.com/luxeon-rebel-stars-c-29.php

Yukarıda vermeye çalıştığım açıklamaların tamamını akvaryumlarınızda kullanacağınız her türlü lambayı değerlendirmekte kullanabilirsiniz. İster floresan, ister metal halide ister kompakt lambalar olsun tümü için aynı kriterleri kullanarak karar vermeye çalışmalısınız. Bu açıklamalar neticesinde sizlere hangi özelliklere sahip lambaları kullanmanız gerektiğini anlatmay çalıştım. Ancak benden herhangi bir lambayı tavsiye etmemi istemeniz fazlasıyla reklam içerikli olacağından böyle bir şeyi burada yazmam doğru olmayacaktır.

Umarım yazdıklarım sizler için faydalı olmuştur ve tümünü okuma sabrını gösterdiğiniz için de ayrıca teşekkür ederim.

YILDIRIM ÖZDEMİR


Görüşmek üzere,
__________________
www.aqua-botanic.com
0216 459 69 71

Bammbamm

  • Üye
  • **
  • İleti: 41
Ynt: BİTKİLİ AKVARYUMLARDA IŞIK SEÇİMİ
« Yanıtla #1 : Mart 27, 2009, 05:52:25 ÖÖ »
Yıldırım Bey,

Öncelikle aydınlatma konusuna değindiğiniz için teşekkür etmek isterim. Benim kafama takılan konulardan biri ampullerin CRI değerleri. Akvaryumlarımızda renkleri gerçeğine en yakın şelilde görebilmek için yüksek CRI değerine sahip ampuller tercih ediyoruz (Genelde 90Ra üzeri). Fakat bir yandan da bitki gelişimi konusunda kendini kanıtlamış iki ampul Aquarelle ve Gro-Lux e baktığımız zaman CRI değerleri oldukça düşük (70Ra civarı). Sizce bunun sebebi nedir? Spektral diyagramlarındaki mavi-kırmızı piklerin sebep olduğu görünür renkteki sapma mı ? Yoksa üreticinin aynı güçte ampulden daha parlak ışık almak için kasıtlı olarak yaptığı bir ayarlama mı?
Yazınızdaki bir diyagramda klorofillerin emebilecekleri ışığın renk dağılımı, bir diğerinde gözümüzün görebildiği ışığın renk dağılımı görülmekte ve bu iki diyagram birbirinin neredeyse zıttı. APC'da yazının orijinalinde de gözümüz ve bitki arasındaki bu çatışmadan bahsedilmekte. Bu bağlamda acaba CRI değeri yüksek ampuller seçip göz zevkimize hitap ederken acaba bitkilerin fotosentez performansından ödün vermiş oluyor muyuz?
Bu konuyu yorumlayıp bir açıklığa kavuşturursanız kendime adıma mutlu olacağım.

Saygılar.

YILDIRIM ÖZDEMİR

  • Özel Üye
  • Bağımlı Üye
  • ***
  • İleti: 387
Ynt: BİTKİLİ AKVARYUMLARDA IŞIK SEÇİMİ
« Yanıtla #2 : Mart 28, 2009, 11:48:33 ÖÖ »
CRI değerleri değindiğiniz gibi renkleri gerçeğine en yakın şekilde gösterebilme becerisiyle ilgilidir. CRI değerinin önemli olduğu ampuller genellikle geniş spektrumlu olarak ifade edilen yanı görünür tayfın pekçok dalgaboyundan yayınım yapan ampullerdir. CRI değerinin yüksek olması aynı zamanda lamba fiyatlarının enaz 4-5 kat daha pahalı olmasına da neden olmaktadır. Ancak bizim akvaryumlarda kullanmayı hedeflediğimiz daha spesifik amaçlı ampullerde ise sadece bir, iki dalga boyunda sıçrama meydana geldiğinden CRI değeri geniş spektrumlu lambalarda olduğu kadar önem taşımamaktadır. CRI değerinin yüksek olduğu ampullerde her dalgaboyundan yayılan fotonların birbirleriyle karışmadan ayrı ayrı yayılmaları sağlandığından bitkilerin ihtiyaç duyduğu fotonları yakalaması da kolaylaşmış olacaktır. CRI değeri düşmeye başladıkça birbirine yakın bazı dalgaboylarının birbirleriyle karışmaları mümkün olabilmektedir.
Diyagramlardaki zıtlıktan kastınız ise tepe noktalarının çakışmamaları ise bu konuda haklısınız. Kendi göz zevkimize göre ampul seçerken genellikle bitkilerin ihtiyaçları kısmen de olsa karşılanamamış olmaktadır. Örneğin standart daylight ampullerde genellikle çok yüksek bir yeşil tayfın yanı sıra güçlü sayılabilecek bir de mavi tayf yer almakta ancak neredeyse hiç kırmızı tayftan salınım bulunmamaktadır. Bu lambaların kullanıldığı akvaryumlarda ortam oldukça parlak bir aydınlığa sahip olmakta ve yeşil renkli bitkiler çok canlı görülmektedir. Ancak bitkilerin çok büyük bir kısmı için gerçek anlamda fotosentez oluşumuna yetecek ışık kalitesi sağlanamamış olmaktadır. Grolüx ampullerde ise durum tam tersi, akvaryum daha loş bir görünüm aldığı, canlılık ve parlaklık kaybolduğu halde, bitkilerin fotosentezi gerçekleştirebilmeleri için daha uygun ışık sağlanmış olmaktadır. Bu nedenle farklı lambalardan oluşan kombinasyonlar sağlamak en uygun yöntemdir. Burada kombinasyonun oluşturulması sırasında kendi göz ve seyir zevkimiz açısından araya konulacak olan daylight türü daha geniş spektrumlu ampulleri alırken mümkünse CRI değeri yüksek olanları seçmek bu ampullerden de bitkilerin edineceği ışığın en fazla düzeyde olmasını sağlayacaktır.
Görüşmek üzere,
__________________
www.aqua-botanic.com
0216 459 69 71

Bammbamm

  • Üye
  • **
  • İleti: 41
Ynt: BİTKİLİ AKVARYUMLARDA IŞIK SEÇİMİ
« Yanıtla #3 : Mart 29, 2009, 19:57:29 ÖS »
Paylaştığınız bilgiler için teşekkür ederim Yıldırım Bey.

Nuri Üçüncü

  • Özel Üye
  • Bağımlı Üye
  • ***
  • İleti: 266
  • Ad Soyad: NURİ ÜÇÜNCÜ
Ynt: BİTKİLİ AKVARYUMLARDA IŞIK SEÇİMİ
« Yanıtla #4 : Temmuz 16, 2009, 01:41:08 ÖÖ »
Yıldırım Bey, emeğiniz ve detaylı ışıklandırma açıklamanız için teşekkür ederim.

Kabaca bazı noktalara değinmek istiyorum.

 Kuzey yarımküre de seralarda sebze yetiştiren üreticiler, güneş ışığı yetersiz olduğundan seraları aydınlatırlar. Bu üreticiler bu aydınlatmayı  tamamen floura diye tabir edilen flourasanlar ile  yaparlar,  bu flourasanlar tamamen  grolüx diye tabir ettiğimiz flourasanlar ile aynı değerlere sahiptir.

Osram floura ile grolüx florasan karşılaştırılırsa değerlerin birbirine çok yakın olduğu görülecektir. Bu nedenle grolüx florasanlar ve Osram florasanlar, bitkili akvaryumların en önemli aydınlatma malzemeleridir kanaatindeyim. Tabi ki bu arada daylıghet flourasanlar ilede de desteklenebilir. Ama kanaatimce toplam ışık gücünün %70 i grolüx ve floura, %30 u da daylıghet olabilir.

millerr

  • Özel Üye
  • Üye
  • ***
  • İleti: 83
  • Ad Soyad: Ali İlker İLHAN
Ynt: BİTKİLİ AKVARYUMLARDA IŞIK SEÇİMİ
« Yanıtla #5 : Ocak 16, 2010, 13:17:30 ÖS »
Yıldırım Bey ve Nuri Bey'in yazılarının üzerinden bayağı bir zaman geçmiş ama bende grolüx konusunda bir tespitimi paylaşmak isterim. Daha önce 2 daylight + 1 grolüx (sylvania) olan aydınlatmamı, 15 gün önce, 2 grolüx (sylvania) ve 1 daylight olarak değiştirdim. Sonuçta glossolarda az da olsa yukarıya doğru uzama tespit ettim. Üstelik kullandığım daylight'lar General Elektriğin 765 kodlu olanları (Tekirdağ'da 865 bulamadım). Grolüx yanılmıyorsam boylanmayı hızlandırıyor ama ışık gücü yeterli gelmediği için (lümen değeri daylight'tan düşük) taban bitkilerinin yayılmasını yavaşlatıyor.

Bu konuda fikri ve tecrübesi olan arkadaşlar tecrübelerini paylaşırlarsa memnun olurum. Şimdiden teşekkürler.

Saygılarımla...     
100*40*50 Bitkili - Karma Akvaryum

fantastik3

  • Özel Üye
  • Üye
  • ***
  • İleti: 133
  • Ad Soyad: Mutlu Metin CANSEVER
Ynt: BİTKİLİ AKVARYUMLARDA IŞIK SEÇİMİ
« Yanıtla #6 : Ocak 16, 2010, 17:41:01 ÖS »
Merhaba Ali bey,

Yaşadığınız durumun izahı şudur:

Grolüx ampülün ışık akısı 700 lümen civarında iken, 765 ampuller daha parlak bir ışık olarak sizin de gözlemleyebileceğiniz gibi 1000 lümenden fazla ışık verirler. Tabana giden ışık akısı miktarı azaldığı için bitkiler yukarı doğru uzamış! Grolüx türü ampuller faydalı ışık vermelerine rağmen yeterli ışık akısını sağlayamadığı için ilk kombinasyonunuz daha doğru olmuştur.

millerr

  • Özel Üye
  • Üye
  • ***
  • İleti: 83
  • Ad Soyad: Ali İlker İLHAN
Ynt: BİTKİLİ AKVARYUMLARDA IŞIK SEÇİMİ
« Yanıtla #7 : Ocak 17, 2010, 13:46:01 ÖS »
Teşekkür ederim. Akşam aydınlatmayı 2 daylight + 1 grolüx olacak şekilde tekrar değiştirdim. Dün, akvaryum konusunda benden çok daha usta bir arkadaşımla görüştükten sonra 2*39 watt daylight 865 - T5 siparişi de verdim, herhalde önümüzdeki hafta gelirler. T8 floresanları çıkarıp T5'leri kullanmaya başlıycam artık.
100*40*50 Bitkili - Karma Akvaryum

filmtakip

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 1
  • Ad Soyad: temel türker
Ynt: BİTKİLİ AKVARYUMLARDA IŞIK SEÇİMİ
« Yanıtla #8 : Ağustos 23, 2010, 17:13:15 ÖS »
herkese merhaba,

102x50x55 cm ebatlarında (50 cm yükseklik) bir akvaryum yaptırmak istiyorum. ağırlıklı olarak bitki yetiştirmeyi düşünüyorum. ancak bu ışık olaylarından hiç anlamıyorum ve de forumları dolaştığım halde bir türlü hangi özelliklerde (kaç kalvin, kaç watt, hangi renk kombinasyonları v.b.) ışıklandırma yapacağımı bir türlü anlamadım. kimi diyor; bitkilerin yanlara doğru genişlemesi veya boyunun uzaması için biraz mavi ışık ve yeşil ışık gerekli, gün ışığı gerekli v.b.
tamam da ne kadar gerekli? oranı nedir? yukarıdaki verdiğim ölçüye göre ben nasıl bir ışıklandırma sistemi kullanmalıyım? kullanacağım floresan (90 cm) T8 mi T5 mi olmalı? toplam kaç watt olmalı? bunların cevabını çapımın dar olmasından mütevellit cevaplayamadım. bana gereken ışıklandırmanın nasıl olacağını açıklayan arkadaşlara şimdiden teşekkür ederim.

bu arada önemli mi bilmiyorum ancak akvaryum tatlı su ve zemin bitkisi de yetiştirmek istiyorum.

YILDIRIM ÖZDEMİR

  • Özel Üye
  • Bağımlı Üye
  • ***
  • İleti: 387
Ynt: BİTKİLİ AKVARYUMLARDA IŞIK SEÇİMİ
« Yanıtla #9 : Ağustos 23, 2010, 23:49:32 ÖS »
6*39 Watt/T5 aydınlatma uygun olacaktır. Kullanacağınız lambaların 3 yada 4 adedinin grolüx olması diğer ikisinin ise daylıght, aquastar, lifeglo gibi daha parlak ışık veren lambalardan seçilmesi yeterli olacaktır.
Görüşmek üzere,
__________________
www.aqua-botanic.com
0216 459 69 71

yhan

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 3
  • Ad Soyad: Yusufhan Yazır
Ynt: BİTKİLİ AKVARYUMLARDA IŞIK SEÇİMİ
« Yanıtla #10 : Ekim 12, 2010, 10:28:06 ÖÖ »
Yıldırım bey, bu inanılmaz makale için size çok teşekkürler. Bunca aydır bir türlü ulaşamadığım bilgilere sayenizde ulaştım. Artık ışık sorununu tamamen çözdüm. Sadece makalenizi okumak yeterli, tüm akvaryum meraklılarının okumasını tavsiye ederim. Bu bilgiler kesinlikle akvaryum üniversitesi düzeyinde. :)
Çaresizseniz, çare Sizsiniz.
Hayatta ya tozu dumana katarsınız, ya da tozu dumanı yutarsınız.
Seçim sizin...

reflektor

  • Üye
  • **
  • İleti: 21
  • Ad Soyad: Celal TOPÇU
Ynt: BİTKİLİ AKVARYUMLARDA IŞIK SEÇİMİ
« Yanıtla #11 : Ocak 01, 2012, 23:14:40 ÖS »
http://web.kobiline.com/web/floresanreflektoru/

Floresan Reflektörü kullanırsanız ışığınız iki katına kadar artacak yeterli hale gelecektir.
Umarım yararlı olmuştur.

sahin20

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 1
  • Ad Soyad: sahin yildirim
Ynt: BİTKİLİ AKVARYUMLARDA IŞIK SEÇİMİ
« Yanıtla #12 : Şubat 24, 2012, 16:29:04 ÖS »
LED BİTKİ YETİŞTİRME LAMBALARI
Herkese Merhaba,
Yıldırım Beyin makalesinin tümüne katılıyorum, onun için konuyu birde ben ışık sistemleriyle ilgili değerlendirmek istedemedim. (Ayrıca akvaryum ışığı konusunda bilgimiz yeterli degildir.)
Arkadaşlar, Bitki yetiştirme lambaları; Kullanılacağı mekana ve bitki türüne göre farklılıklar göstermektedir.
Bizim 4 yıldır bitki yetiştirme lambaları üzerine yaptığımız çalışmalarımız sonucunda, özellikle son 3 yılı Led bitki yetiştirme lambalarının farklı ışık renk spektrum ve dalga boylarında (Kırkın üzerinde farklı kombinasyonlar oluşturarak) yaptığımız deneme ve testlerin sonucunda ulaştığımız doğru değerler olarak, herkesin genel bildiği gibi çiçekli ve meyveli bitkiler (Domates, Biber) için kırmızı ağırlıklı mavi renk takviyeli ışıklar, yapraksı bitkiler (marul, ıspanak) için mavi ağırlıklı kırmızı renk takviyeli ışıklar olduğu öngörülmektedir.
Tabii ki bu çok genel bir bilgi, örneğin domates çiçekli ve meyveli bitki olarak, ortalama 150 umol ışık ihtiyacı varken, ayni özelliklere yakın çilek için, 1.5 - 2 umol ışık gerekmektedir.
Yine Hiç ışık almayan bir ortamda ışık değeriyle, sera gibi belirli bir güçte ışık alabilen ortamlarda ki ışık değeri farklı olacaktır.
Bütün bunların ötesinde, Ülkemizde ne yazık ki, bitki yetiştirme lambaları, özellikle led bitki yetiştirme lambaları konusunda ciddi bir araştırma ve uygulama olmadığını gördük, uzakdoğu ve avrupa kökenli bir çok üretici olduğunu düşündüğümüz firmayla görüştük ve bilgi paylaşımında olmaya çalıştık. Neyazik ki özellikle uzakdoğudan gerçek üretici firmaya ulaşmak bile zor, domatesle ilgili bir uygulama resmi göndermelerini istediğimizde, bize biber üzerinde ki bir çalışmanın (nerede çekildiği belli olmayan) resmini gönderiyorlar. Biz domatesle ilgili bir resim gönderdiğimizde, domateslerin fidan olarak bu kadar büyük olduğunu bilmiyorduk diyebiliyorlar.
Örneğin, http://www.growlight.cn gibi bir çok yerle görüşmelerimiz arşivlerimizde durmaktadır. Oralarda ürünlerle ilgili teknik açıklamalardaki değerlerin, özellikle ışık dalgaboylarının ve etkili çalışma alanlarındaki bilgilerin doğru olmadığını biliyoruz. Buna benzer yüzlerce websitesi var internette, isterseniz şoyle bir irdelemeye çalışın sonucu görebilecekmisiniz.
Biz bu konuda 40'ın üzeri kombinasyonda ışık, renk spektrumu ve dalgaboylarıyla denemelerimiz sonucu, kendi doğrularımız çerçevesinde, ledleri epistar, edison, samsung, cree gibi led üreticilerinden ithal ederek, kendi profillerimizde led bitki yetiştirme armatürlerini imal ediyoruz. Bu armatürlerimiz profesyonel seracılık alanında bar şeklinde olarak kullanılmaktadır.
Kendi ürünlerimize güvenerek, 2 yıl garanti vermekteyiz. Bütün bunlara rağmen Led bitki yetiştirme lambaları üzerine 3 yıl gibi emek ve maliyetle edindiğimiz bilgilerle ürettiğimiz yerli imalat ve garantili armatürlerimiz karşısında uzak doğuda ne olduğu belli olmayan (Bir tutam kırmızı, bir tutam mavi led karışımı gibi) lambalar kullanmanızı tavsiye etmiyoruz... Hepinize selamlar, saygılar. başarılar diliyorum.
36 watt: 175 $
80 watt: 300 $
40 watt, 100 cm bar: 150 $
50 watt, 120 cm bar: 175 $
100 watt, 240 cm bar: 300 $
Uygulamak istediğiniz bitki türüne ve mekanınıza göre özel spektrum ve dalgaboyunda armatür değerlendirilecektir. istekleriniz için, 0.506.990 43 06 sahin.

Not: Yılıdırım bey, akvaryum ışıklandırma konusunda sizinle görüşmek isteriz, telefon açar veya telefonuzu verirseniz seviniriz.

 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23