Gönderen Konu: 2lt Nanomun Hikayesi...  (Okunma sayısı 4425 defa)

admin

  • Kurucu Üye
  • Bağımlı Üye
  • *****
  • İleti: 1.610
  • Ad Soyad: Birkan Tatar
2lt Nanomun Hikayesi...
« : Mayıs 25, 2007, 14:30:26 ÖS »
Önsöz

Uzun bir yazı dizisi olacakmış gibime geliyor. Çünkü benim bu nanomun hikayesini anlata anlata bitiremeyiz. Neyse gelelim işin önsözümsü kısmına: Henüz nanoların yaygınlaşmadığı ve uygun aydınlatma vesaire ekipmanlarının çok zor bulunduğu ülkemizde bu yazıların yol gösterici ve ilham verici olmasını dilerim.
« Son Düzenleme: Mayıs 25, 2007, 15:31:23 ÖS Gönderen: admin »
Artık 20lt Bitkili Tank

http://www.birkantatar.com

admin

  • Kurucu Üye
  • Bağımlı Üye
  • *****
  • İleti: 1.610
  • Ad Soyad: Birkan Tatar
Ynt: 2lt Nano
« Yanıtla #1 : Mayıs 25, 2007, 14:50:23 ÖS »
1-Nano kurmaya karar vermem ve kapak yapmam:

Daha önce de nanoya sevdalanmış, 8lt bir akvaryumu cam alıp kendim yapmıştım. Fakat daha sonra bu akvaryumun duruşunun ve boyutunun hoşuma gitmemesi üzerine küp bir nano yapmaya karar verdim. Bu kararı vermemde asıl etken Malatya'ya yeni taşındığımızda akrabamızın göderdiği çiçeğin altındaki 15*15*15 ölçülerindeki mika kaptı.

Bu kabı kullanmak üzere daha önceden de sökmüştüm. Bu sefer daha kararlı ve uluslararası dereceler yapmak için yola çıktığım için  ;) bu silikonlardan arındırılırken defalarca çizilen kap tanka ait karizmayı da çizebilirdi.

Kap kolaydı çiçekçiye gider, bulunurdu. Mesele buna sosyetik, akvaryumun biraz yükseğinde duran, akvaryumun güzelliğine güzellik katan bir kapak bulmaktaydı. Allah'ın Malatya'sını bırakın böyle bir kabın İstanbul'da ya da Berlin'de bile bulunacağıan pek ihtimal vermedim. Berlin'de yine MH lambalı falan birşeyler ayarlardık ama Türkiye'de bu işler zor. 3 aydır 90cm floresan beklediğimi düşünürsek 15-20cm akvaryum için bol ışı kvercek bir aydınlatma, bu aydınlatmayı barındıracak ve estetik duracak bir kapak hayaldi.

Neyse canım Türk Milleti zekidir ! çalışkandır ! Girdim bizim kiler niyetine kullanılan penceresiz odaya. Başladım karıştırmaya. Babama üroloji kongresinde hediye edilmiş olan BBC'nin 3 cdlik human Body belgeselini çıkardım. içindeki cdleri de çıkardım. İşte ilk hali :



Tabii bu uyduruk resimden özelliği anlaşılmaz. Bu kap 4cd muhafaza etmek için dizayn edilmiş kalın mı kalın bir kaptı. Ben bu kabı ve pense vari bir araç olan yankeskiyi yanına da makası alarak başladım parçalamaya. Ortasındaki cd koyma yerlerini falan da bir güzel parçalayıp aydınlatma ekipmanlarını koymaya uygun hale getirdim.  Bu arada bir yüzüne de ışığı verimli kullanmak için mutfaktan aşırdığım alüminyum folyoyu yapıştırdım.

Peki bunu akvaryuma nasıl tutturmalı ? Havada kalacak, estetik duracak.... Pratik zekamı tekrar çalıştırdım ve buzdolabının yanında gelen 37 Ekran Televizyonun V şeklindeki antenini yine yankeski(canım benim) ile parçaladım. Kapağa da 2 delik açıp silikon ve uhu ile tutturdum.




Kapağın estetik duruşu için de siyah elişi kağıdı ve siyah seloteyp bant kullandım. Ahanda son hali: Neyse resmini bulamadım. Çekmekle de uğraşamam yazının devamı var. Akvaryumun son halini görünce kapağı da görürsünüz  ;D
« Son Düzenleme: Haziran 15, 2008, 15:01:21 ÖS Gönderen: admin »
Artık 20lt Bitkili Tank

http://www.birkantatar.com

admin

  • Kurucu Üye
  • Bağımlı Üye
  • *****
  • İleti: 1.610
  • Ad Soyad: Birkan Tatar
Ynt: 2lt Nano
« Yanıtla #2 : Mayıs 25, 2007, 15:09:51 ÖS »
2-Aydınlatma sistemi:

Kapağı hazırlayınca sıra aydınlatmaya gelmişti. Kapak estetik görünmese de iş görürdü. Ama aydınlatma öyle mi ? HAAYIIIR. Aydınlatma önemliydi. Cd kabına sığmalıydı, hemiathuslara şunlara bunlara yetmeliydi ...

Geçmişe dönüyoruz şu an: Sıcak bir Temmuz akşamı İzmir'de anneannemlerin evinde uyumak üzereyim. Dededim pazarda mı ne görüp aldığı 1 YTL'lik gece lambasını fişe takıyorum ve şaşırıyorum. Bu beyaz ışık veriyooo !? Hemen içini söküyorum tabi. Bir de bakıyorum üzerinde 1watt yazan parmaktan küçük bir floresan. Yahu diyorum bu küçük akvaryumlar için güzel oluır heralde.

Daha sonraları 8lt akvaryum için bu ürünü aramış fakat Malatya'da bulamamıştım. Bu sene Malatya'da en meşhur dükkanlardan birisi olan BÜYÜK BAHARATÇI'nın yerini öğrendim. Burada Sağlık Bakanlığının izniyle bizzat kendilerinin paketlediği ve son kullanma tarihlerinin bile olduğu şifalı otlar, hipermarket bölümü (M Migroslardan büyük), av malzemeleri bölümü, tabak çanak bölüm, saksılar, akvaryum-süs bitkileri-kuş kitapları, balık yem ve ilaçları yani bir baharatçıdan beklenenden çok daha fazlası var. Burada tam da nanoyu kurmadan birkaç hafta evvel gözüme o gece lambası çarpmıştı.

Hemen gidip kapağın elişi kağıtlarını bile almadan o lambalardan 5-6 tane aldım. İçini söktüm. Kestim biçtim birleştirdim ve aydınlatma sistemini kurdum. İşte lamba ve lambalarla kapak :





Fakat ne yazık ki bu lanet Çin malı lambalar istediğim aydınlatmayı sağlayamadı. Ben de güç bela kapağı girdiğini farkettiğim 9watt masa lambası floresanalrından kullanmaya karar verdim. Bunun için de yine babama ilaç firmalarının hediye ettiği masa lambamı söktüm. Zaten Malatya'daki odamda bu lambaya ihtiyacım yoktu.




Böylece aydınlatma da halloldu.
Artık 20lt Bitkili Tank

http://www.birkantatar.com

admin

  • Kurucu Üye
  • Bağımlı Üye
  • *****
  • İleti: 1.610
  • Ad Soyad: Birkan Tatar
Ynt: 2lt Nano
« Yanıtla #3 : Mayıs 25, 2007, 15:29:37 ÖS »
3-Akvaryumun alınışı ve modifiyesi:

Aldığım gazla yazıları sıralamaya devam ediyorum. İnşallah okuyan olur  ;D

Akvaryumu almak için çarşıya gittim. Gerçi çarşıya aynı anda hem elişi kağıtlarını hem siyah bantı, hem de filtre elyafı ve oksijen tabletleri almak için de gitmiştim. Yazıya dökünce olay örgüsü değişiyor tabii ki. Her neyse ben başladım bu mika kaplardan birini bulabileceğim bir çiçekçi aramaya. Arayınca da bulunmuyor ki ! Her neyse akvaryumcunun dönüşündeki çiçekçiden başladım. Gördüğüm en büyük çiçekçiydi. İçinde yapay süs bitkileri ve dev japon balıklarının yüzdüğü, estetikten yoksun, büyükçe de bir akvaryumları vardı. Ben istediğim kabı anlattım ama çiçekçi bir türlü anlamadı. plastikten küp şeklinde, şeffaf içine çiçek koyuyorlar dedim dedim tam gidecekken kadın Haa sen şu mika kaplardan bahsediyorsun dedi. İçeriye bağırdı: "Bilmem ne abi şu mika kaplardan var mı ?"diye. Ben içeri bilmem ne abinin yanına yolladı. O da iyilikseverdi ve elinde kalan kapları gösterdi. Fakat bu kapların hiçbiri prizma şeklinde değildi. Hepsi oval oval şeylerdi. Hayırlı işler deyip çıktım. Kaktüs aldığım çiçekçiye içeride bir sürü adam olduğu için girmedim. İnsan böyle böyle kap arıyorum derken çevresinde bir sürü insan olunca utanıyor. Tam pes etmiş ve Belediye Otobüs Durağına doğru yol alırken Malatya'nın en sosyetik fotoğrafçısı olan ve en aşağı düğün fotoğrafları falan çeken, vesikalıkla uğraşmayan fotoğrafçının yanındaki çiçekçi aklıam geldi. Otobüs durağına gittiğim yolun da yakınında olduğu için uğradım. Orası da kalabalıktı ama daha dükkanın girişinde o küp kaplarda çiçekler olduğunu görünce bir heyecandır sardı. Tam adamla konuşurken yandaki sehpahadaki aradığım kabı gördüm. "Abi bana şu kaptan lazım balık besleyeceğim" dedim. Adam yarım dakika " Normalde satmıyoruz da yegen senin işin görülsün al o kabı 3 mülyon yeter dedi." Tabii bunlar bir anda söylenmedi ama özet bu. 2 YtL de almış olanbilir yalan olmasın. Her neyse. Biraz önce gittiğim bedava kap vermeye hazır çiçekçiden sonra bu hayırsever işimi görmeye çalışan adamın mika kabı 3 YTL'ye satmasına hemen hemen hiç bozulmadım çünkü çok sevinçliydi. Derhal eve gittim ve işe koyuldum.

Akvaryumun arka planına aynı siyah elişi kağıdından yapıştırarak manzarayı da hallettim. Sıra kapakla akvaryumu bütünleştirmeye geldi. Kapağın saplarını direk akvaryuma yapıştırsam elimi bir daha sokamayacaktım. Bu büyük bir zorluk demekti. Ben de bu nedenle sivri zekamın sivriliğidnen faydalanarak hemmen takılır çıkarılır TV antenine uyumlu kapak projesini kurdum.

Derhal mutfağa koştum. Açtım dolabı. Alüminyum folyo rulosunun hemen yanında duran kamışları (pipet) çıkardım. Bir tanesini aldım. Uygun boyutta iki parça kesip akvaryumun arkasına yapıştırdım. Altını silikonla kapatarak kapağı üstüne taktım. Cuk diye oturdu. Bu sayede akvaryumu doldurmaktan başka yapacak birşey kalmamıştı.







Artık 20lt Bitkili Tank

http://www.birkantatar.com

umutgemlik

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 4
Ynt: 2lt Nanomun Hikayesi...
« Yanıtla #4 : Mayıs 27, 2007, 20:10:27 ÖS »
Merakla devamını bekliyorum..

gulay

  • Üye
  • **
  • İleti: 95
Ynt: 2lt Nanomun Hikayesi...
« Yanıtla #5 : Mayıs 28, 2007, 11:11:43 ÖÖ »
Çok güzel yazmışsınız, okurken herşey gözümde bir bir canlandı (tek canlanmayan ışık sisteminin kuruluşuydu) :D
Ve sonunda ortaya gerçekten orjinal bir şey çıkmış, tebrik ederim. Bu arada sizin Hemianthus'lar çok şanslı çünkü benim geçen hafta getirttiklerim, şu an hala onlara yakışmayan ama bol gübre ve ışığın olduğu bir kapta yeni yerlerine gitmek için beklemekteler. Ben de sizin gibi yer sorunu yaşadım ama yazınızı okuduktan sonra bu konudaki tembelliğime bir son vereceğim!
Gülay Baran

-Discus 130x50x50
-Bitkili Synodontis Eupterus ve Pantodon Buchholzi  110x50x50
-Nano Bitkililer

AngelsLament

  • Özel Üye
  • Üye
  • ***
  • İleti: 56
Ynt: 2lt Nanomun Hikayesi...
« Yanıtla #6 : Mayıs 28, 2007, 11:27:44 ÖÖ »
Bravo vallahi çok güzel düşünmüş ve yapmışsınız..Bu dediğiniz kapların ücreti nedir acaba?
Ayşegül Yavaş

admin

  • Kurucu Üye
  • Bağımlı Üye
  • *****
  • İleti: 1.610
  • Ad Soyad: Birkan Tatar
Ynt: 2lt Nanomun Hikayesi...
« Yanıtla #7 : Mayıs 28, 2007, 15:36:17 ÖS »
Gülay Hanım, Hemiathuslarımın şanslı olmadıklarını sonraki yazılarda göreceksiniz ;D

Ayşegül Hanım, Hangi kabı bahsettiğinizi anlamadım ama hem cd kabı hem de akvaryum tabir ettiğim mika kap bedavaya temin edilebilir. BEn akvaryuma 3 YTL verdim. Çiçekçi o kadar istedi. Bedava veren çiçekçi de çıkabilir, hiç vermeyen de... Kalın cd kabı sanırım bir tek 3-4 cd'lik belgesellerin paketleri oluyor. CD'cilere bakmak lazım. Belki işlerine yaramayan fazla bir kap verebilirler. Cd kabı yerine çok daha değişik malzemeler de kullanabilir. Ben başta kontraplak ve kıl testeresi ile kendim bir kapak yapıp siyah kaplamayı düşünmüştüm fakat evdeki kontraplakların taşınırken atılmış olması benim bu CD kutusunu görmemi sağladı.

ışık sistemini biraz özet geçtim galiba ;D Önce masa lambasının ampulünü bir güzel çıkarttım. Bakalım bu kutuya uyacak mısın derken lamba tam da harika bir şekilde durdu. Ben de masa lambasının sapının vidaarını biraz sökerek, biraz kırarak biraz dökerek çıkardım. ELimde duy ve içinde balast olan kap kalmıştı. Duya daha uzun bir kablo bağlayarak tekrar balastlı kutuya bağladım. Balastlı kutunun sapın bir zamanlar yapışık olduğu kırılmış kısmını da mavi bantla bantladım. ( Bu işe kalkışmadan önce içinde 6 farklı renk bant olan bir paket almıştım) DAha sonra Cd kutusunun arkasını iyice parçalayarak lambayı yerleştirdim. bir bantla arkadan tutturdum ve duyu da bantla sardım. Duy hala beyaz bantla sarılı. Önden bakılınca hiç farkedilmediği için fazla uğraşmadım. Lamba kutuya çarpraz konularak arkadan da şık görünen bir şekle bürünebilirdi ama gerek duymadım.
Artık 20lt Bitkili Tank

http://www.birkantatar.com

AngelsLament

  • Özel Üye
  • Üye
  • ***
  • İleti: 56
Ynt: 2lt Nanomun Hikayesi...
« Yanıtla #8 : Mayıs 28, 2007, 15:47:18 ÖS »
Mika kaptan bahsetmiştim bugün bende aldım  ;D
Ayşegül Yavaş

admin

  • Kurucu Üye
  • Bağımlı Üye
  • *****
  • İleti: 1.610
  • Ad Soyad: Birkan Tatar
Ynt: 2lt Nanomun Hikayesi...
« Yanıtla #9 : Mayıs 28, 2007, 16:31:09 ÖS »
4-Akvaryum zemini ve ilk su doldurmamız

Minyatür akvaryumumda 0mm quartz kum kullanmaya kararlydım. Ve aradığım şeyin de Emeksiz Orman Çiftliği'nde olduğunu biliyordum. Orman çiftliği deyince aklınıza Anakra Atatürk Orman Çiftliği gibi bir yer gelmesin. Burası bildiğiniz pet shop. Fakat epey eski bir dükkan olması ve kurulduğu zamanlar kimsenin pet shop lafından çakmaması sebebiyle balık,kuş arasıra köpek satan bu dükkanın adına orman çiftliği denmiş. Şu an kendilerinde birkaç yıldır satılmayıp iyice göbek yapmıoş bir maymun ve birkaç yıldır satılmayıp 90cm olmuş bir timsah da mevcut. Geçen yaz gördüğüm bukalemun sanırım vejeteryan zannedilip marul yedirilmeye çalışıldığı için şu an aramızda değil. Kendisini sadece 3 gün görebilmiştim zaten.

Her neyse kendimi Seyahatname'nin Malatya'nın pet shopları yazılarını yazmakta olan Evliya Çelebi gibi hissettim. Gerçi böyle yazıları yazmaya bayılıyorum ve okuyanların da keyif alacağını düşünüyorum ama konuya döneyim.

Emeksiz Pet shoptan girdik, kumdan devam edelim. Bu arada Dükkanın adının Emeksiz olmasının sebebi otorduğu yerden müşteri kazıklayarak parayı götürmesi değil. Dükkan Emeksiz civarlarında yani bulunduğu jeopolitik konumla ilgili. Neyse ben yine başladım ;D

Bir gün yine Emeksiz Orman Çiftliği'nin hayvanlarını seyre dalmışım. SAnırım dükkandan bir büyük kütük ve bir anubias aldım. Yoksa o başka zaman mıydı ?!?! Her neyse sonuçta senaryo aynı iki seferde de. TAm dükkandan çıkmıştım ki 5 adım atıp geri döndüm. bİr 5 adım daha atarak tekrar dükkana girdim ve Cemal Abiii bana 2 metre hava hortumu verir misin dedim. O hortum keserken aklıma kum da geldi. (Belki bu senaryo yanlıştır ama sonradan aklıma gelmişti kum). Cemal Abiiiiii bir avuç da şu kumdan verseneeee dedim. TAbii ki yarım kilo değil de bir avuç verivetr deyip 2 avuç aldığım için para istemedi. Avuçla kum isteyen adamdan para almak ayıp olur yani.

Her neyse ben eve gittim kumu yıkadım büyük akvaryumun dolabına koydum. Birkaç gün sonra çıkardım. Ee tabii ki nanoyu bu hale getirene kadar o kadar kafa yorup kendimce ilginç ilginç icatlar yapmışım ya ;D illa tabanda da aynısını yapacağım. TAbana biraz torflu toprak, biraz bahçe toprağı, biraz anneannemlerin İzmirdeki bahçesinden getirdiği toprak, biraz saksılarla Kırıkkale'den gelen ve Malatya'nın kayısı bahçelerinden gelen toprak toplam bir iki çrba kaşığı kadar koyuldu. İçine de saksı bitkiler iiçin satılan Büyük Baharatçı'dan almış olduğum "Helin çubuk gübre konuldu". Ahanda resmi:





Daha sonra bilindiği üzere su dolduruldu falan filan. Sıra geldi kütük mevzusuna. BEn ettim siz etmeyin tarzı olacak biraz.

Apartmanın bahçesinde kökünden kesilmiş, kökü bırakılmış bir gül vardı. Her seferinde elimle asılıp sökmeye çalışmış lakin muvaffak olamamıştım. bir gün yine okuldan gelirken bakayım dedim. Hiç bir umudum yoktu. Elimle değil ama ayağımla ileriye doğru biraz ittim ve kök hemen çıktı ;D Hemen eve götürdüm topraklarını temizledim, yıkadım ve çaydınlığa atıp 2-3 kere kaynattım. Birkaç gün sonra da yine kaynattım.



Nanoya kütüğü koydum fakat 2 günde sarartıyordu.



Tekrar tekrar tencerede bile kaynatmama rağmen nanoyu sarartması kesilmedi. Bunun iki nedeni olabilir: Ya Güllerde bişey var ya da nanolarda. Akvaryum çok ufak olduğu için azıcık bir tanin bile sarartmaya yetiyor.

Attık gittik kütüğü. Olan tüpe ve bana oldu. Çünkü tüpü ben bitirdim ;D Kütük işini bir ara kütük ya da taş koyarız diyerek sonraya erteleyerek direk bitki işine geçtik.
Artık 20lt Bitkili Tank

http://www.birkantatar.com

admin

  • Kurucu Üye
  • Bağımlı Üye
  • *****
  • İleti: 1.610
  • Ad Soyad: Birkan Tatar
Ynt: 2lt Nanomun Hikayesi...
« Yanıtla #10 : Mayıs 28, 2007, 16:42:09 ÖS »
5-Bitkilendirme:

Onlinebitki.com'dan hemiathus callitrichoides Cuba ve Micranthemum Umbrosum aldım. Ayrıca Co2 sisteminin şuncacık akvaryuma kurulamayacağını bildiğimden bir de Seachem Excel aldım. Bitkileri diktim. 3-5 gün sonra gayet iyi bir gelişme göstermeye başladılar.

Bir de büyük akvaryum için aldığım Rotala Rotandifolia Red lerin ufaklıklarından biraz ektim.

Toprak yosunlanma sorunu oluşturuyordu. Kumun üstü ve camlar yemyeşil kaplanıyordu. Acayip sinir bozucu birşey. CAmları silmek kolay da zemini temizleyemiyorsun. Kumla beraber çekmek gerekiyor. Toprağın yarattığı ilk sorun bu değildi elbet. Bu en iyisi...

İşte Akvaryumun ilk günkü ve sanırım bir ya da iki hafta sonraki hali:






« Son Düzenleme: Mayıs 28, 2007, 16:43:17 ÖS Gönderen: admin »
Artık 20lt Bitkili Tank

http://www.birkantatar.com

admin

  • Kurucu Üye
  • Bağımlı Üye
  • *****
  • İleti: 1.610
  • Ad Soyad: Birkan Tatar
Ynt: 2lt Nanomun Hikayesi...
« Yanıtla #11 : Mayıs 28, 2007, 16:59:38 ÖS »
6-KURTLAR ! :

Bir pazar sabahıydı. Dershanenin olmadığı bir pazar sabahı. Yoksa 23 Nisan falan mıydı ? Evet evet kesin 23 Nisan'dı. Geç kalkmış ve nanomun ışığını yakmamıştım. Kurtlar puslu vadiyi sever der ya Polat Abimiz. Karanlık, puslu vadiyi sever der ya .... Allah'ın börtü böceğigillerden olan kurtlar da aynı karanlık ve puslu ortamları seviyormuş. Yoksa onları nasıl farkedebilirdim ? ışığı yakar yakmaz kuma, daha doğrusu toprağa giren kurtlar, çok fazla sayıdaydı. 2-3mm'den biraz iri beyaz ve inceydiler. O an bu sene edindiğim engin biyoloji ve sağlık bilgisi derslerinin bilgilerine dayanarak bu kurtların o lanet bahçe toprağında bulunan kistlerden ve yumurtalardan geldiğini anladım. Burdan şu sonuç çıkıyor :

Günlük hayatta işi yaramaz ve gereksiz dediğimiz bazı dersler zaman zaman çok da gerekli olabiliyor !

Hayır yaa ne alakası var. Bunu yazarken espri yapmaya çalışmadaım yanlış anlamayın. Öğrenci arkadaşlara (ki ben de onlardanım) çalışma şevki gelsin dedimdi. Bir kere de kimya bilgilerime dayanarak pantolondaki uhuyu çıkarmıştım. Her neyse konu saptırmakta üstüme yok.

Burdan şu sonuç çıkıyor : YA arkadaş çiçekçilerde steril olarak satılan saksı toprakları haricindeki hiç bir toprak türünü akvaryumuna sokmaaycaksın. Cesareti olan varsa bahçe toprağını kaynatmaya kalkışabilirsiniz.

Kurtları yok etmek için yine sivri zekamı kullandım. Yahu ne sivri zekam varmış bee. Elimden çok iş yaptı mübarek bu nano hususunda. Her neyse o kadar zekam olsa birazdan olacakları yapmazdım galiba.

Birkaç ahftadır pH düşürmek için kullandığım tuz ruhu(kezzap)nun bulunduğu 50ml'lik aqutan şişesini çıkardım. Hiiyyyaaa diyerekten kurtların yoğun olduğu bölgelere kenardan kenardan damlatmaya başladım. Temkinli oluyordum tabii ki. Sonuç olarak bitkiciklerim de ani pH düşüşünden muzdarip olabilirdi. Kurtların yaklaşır yaklaşmaz ölüşlerinden sadistce de bir keyif alarak(sonuçta nonumu işgal ettiler Geldikleri gibi gitsinler) damlattım da damlattım. Oh bee bir kaç gün sorna da suyu temizleriz mis gibi olur dedim lakin birkaç saat sonra ne farkedeyim ? Yine gezinen kurtlar ! Onlar önemli değil değiştir ! Bir de ne göreyim hemiathusların tuz ruhu damlayan yerlere yakın yerleri ağustos sıcağında kavrulmuşçasına sapsarı ! Hemmen Ülker ECE bayram çikolatası(böyle mi yazılıyo çikolata?) şeffaf kabını alıp içine su koyup bitkiler iiçine attım. Kurtardık kurtardığımızı. Yaklaşık 3 hafta ışıksız olarak o kapta kaldılar. Çünkü benim yeni kum falan almam gerekiyordu.


Konuyla ilgili resim aranıyor ....         .....           ....           ....

BULUNDU !!

« Son Düzenleme: Haziran 17, 2008, 15:32:47 ÖS Gönderen: admin »
Artık 20lt Bitkili Tank

http://www.birkantatar.com

umutgemlik

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 4
Ynt: 2lt Nanomun Hikayesi...
« Yanıtla #12 : Mayıs 29, 2007, 00:29:56 ÖÖ »
Arkası yarın gibi oldu.

gulay

  • Üye
  • **
  • İleti: 95
Ynt: 2lt Nanomun Hikayesi...
« Yanıtla #13 : Mayıs 29, 2007, 11:13:30 ÖÖ »
Bana göre deneme yanılmayla çok sağlam dersler çıkarılır, siz de bu nanoda bunun en güzel örneğini oluşturdunuz. Mesela en alta bahçe toprağı değil de, kapalı pakette olan torftan konulması gerektiğini duymuştum ama denememiştim, sizinkiyle ispatlanmış oldu.
Kütük meselesinde ben de çok dertliyim, hatta benim hemianthusların halen kapta durmasının yegane sebebi mango kökümün bir türlü kızıl renk vermekten vazgeçmemesi. Normalde birkaç kez kaynattıktan sonra açık renk su vermeye başlayınca koyulabilir diye biliyordum ama benimki ne kadar kaynatırsam kaynatayım koyu kızıl renk vermekte. Bu yüzden kütük değil ufak kaya koymaya karar verdim ama onu da yakınlardan bulmakta zorlandım. Bizim evin yakınından demiryolu geçiyor ve onun çevresinde demir tozuna bulanmış kızıla çalan taşlar var. Bir de yakınlardaki çay bahçesinin büyük bir havuzu var. Bu havuz yapılırken çok sayıda çuvalda taş gelmişti ama çuvalların üzerinde kimyasal birşeyler yazıyordu, doğal olmadıklarını düşündüm. Her iki taraftan da almak içime sinmediğinden iş uzadıkça uzadı, hemianthuslar da 1 haftadır kapta ve çoğalmaya başladılar :D Bir de mangodan umudu kesince belki doğadaki kurumuş kökler daha az humik asit verir diye düşünmüştüm ama sizin deney pek öyle söylemiyor :-\
Peki siz hemianthusları nasıl sabitlediniz? Resimde tabanlarında bir şey var gibi görünüyor... Ben http://www.tropica.com/default.asp adresinde bir ufak kayanın üstünde çıkmış bir resmini gördüm. Yaprakları çok ufak, misinayla bir yere tutturulamaz ama fileyle kütük/kayanın üstünde olur gibi geliyor bana. Ama o resimdeki kaya gibi bir görünüm nasıl verilir çözemedim.
Sizin son aşamaya gelince... Aslında kurtlanmadan önceki (yosunlanma resimlerinde) 2. resimde gelişim ve tasarım bence çok güzel. Tek sorun deneme-yanılmayla yosunlanmanın önüne geçmek ;)
Gülay Baran

-Discus 130x50x50
-Bitkili Synodontis Eupterus ve Pantodon Buchholzi  110x50x50
-Nano Bitkililer

halit2

  • Özel Üye
  • Bağımlı Üye
  • ***
  • İleti: 256
  • Ad Soyad: Halit DEĞER
Ynt: 2lt Nanomun Hikayesi...
« Yanıtla #14 : Mayıs 29, 2007, 13:47:53 ÖS »
Birkancım yazık etmişsin bitkilere.Bana gönderseydin, ben onları kat kat fazlaca geri yollardım sana.Neyse...
Güzel birşeyler çıkarttın ortaya.Eline sağlık.Umarım bir daha her önüne gelen toprağı akvaryumuna sokmazsın.
Hepimiz hayatin kisaligindan söz ederiz de, bos geçen zamanimizi nasil kullanacagimizi bilmeyiz