Yanıtınızı görünce önce benzerlik nedeniyle şaşırdım sonra boşuna yazmışım dedim ama okuyan başkaları da olursa yararı olacaktır. Şaşırmamın nedeni yazdıklarım, kendime ait düşünerek ulaştığım sonuçlar, ama aklın ve denemenin sonucu bir. Seranın mineral salt ürününü de dükkanlardaki raflardakileri incelerken görüp almıştım. Ama artık kullanmıyorum. Konu ile ilgisi olmamasına rağmen burada yazmaya devam edelim. Ve diğer bildiklerinizi yazacak olursanız ben de farklı şeyler öğrenmiş olurum. Yazdıklarımız taban malzemesi değil ama bitkilerle ve bitkili tanklarla ilgili, arada taban malzemelerinden de söz ederiz.
Şimdiden sıcaklığını 2–3 günde bir azaltıp 27–28 dereceler inerseniz bir sorun çıkmayacaktır. Gerçi ben sizin kadar uzun süredir discus beslemiyorum, henüz bir yıl oluyor. Zaten doğada da yağmur sezonlarında bulundukları ortam 25 derecelere kadar iniyor. Yapuranın Amazona döküldüğü yerlerde discus var mı bilmiyorum ama bu suyun sıcaklığı da 22 derece.
Adaptasyon canlıların çoğunluğu için geçerli bir özellik. Discuslar da 27 derece su sıcaklığına alışacaklardır. Herhangi bir hastalık durumunda ise bitkileri feda edip veya tanktan ayırıp haşlama sıcaklığına yükselirsiniz. Umarım bu başınıza gelmez. Benim tank 6–7 aydır 27 derede sıcaklıkta.
Bitki yetiştirebilmek için diğer önemli sorun da yarı yarıya reverse ozmos ve damacana suyu. Fakat mükemmel bir ürün olan mineral salt kullanıyormuşsunuz, bununla sorun çözülür. Ama hepsi de önemli gider kaynağı. R/O atık suyunu değerlendiremiyorsanız bu aşırı su sarfiyatı nedeniyle hem gider kaynağı hem de susuzluğa doğru giden dünyada önemli israf. Damacana suyu her hafta değiştirilen su nedeniyle benzer durum ve mineral salt, az kullanılmış olsa da ithal bir ürün.
Denizli'nin suları tahmine göre İstanbul musluk suyundan daha kireçli olmalı. Yeraltından çıkarılmıyorsa belki sandığım kadar değildir.
Ben bu kış hala %5–10 R/O suyu ve gerisi de R/O cihazının atık suyunu kullanıyorum ve başlangıçta kullandığım mineral salt’ı hiç kullanmıyorum. Siz de bulunduğunuz yerin suyunun özelliklerine göre böyle yapabilirsiniz. Belki %70 R/O ve geri kalanı da musluk suyu olmak üzere mineral salt kullanmadan idare edebilir. R/O endüstriyel tip tesisatları 60–70 bar basınçta çalışır ve bunların ileri teknoloji olanlarında atığın basıncından yararlanılarak arıtılacak yeni suyun basıncının artırılmasında daha az enerji kullanılarak enerji tasarrufu sağlanır. Bizim evlerdeki cihazlarda ise basınç, şebeke veya hidrofor basıncı olduğundan düşüktür. Ve cihazın verimi kötüdür. Atık su oranı bu nedenle çok yüksek. Ve atık suyun sertliği şebeke suyundan çok az sert. İstanbul’da Anadolu yakasında su sertliği yüksek olmadığından R/O cihazının karbon ve 5 mikron filtreden geçmiş suyunu direk akvaryuma boşaltıyorum. Daha doğrusu, yağışların bol olduğu kış aylarında, membrandan geçmiş sudan %5–10 arasında atık suya karıştırınca normal şebeke suyu sertliğinde bir su elde ediyorum. Böylece bitkiler için kalsiyum eksikliği gibi olumsuzluk olmadı. Karbonat sertliği de yeterli olduğundan pH eskisi gibi 6 değerinin altına inmiyor. Eskiden R/O suyu yoğun kullandığımda CO2 nedeniyle pH 5,5 a iniyordu. Şimdi 7,1 de sabit. Ve CO2 içinde de sınırlamam yok 2 tane 2,5 litrelik kaptan ne gelirse tanka gidiyor. Eskiden tek şişeden giden CO2 ile pH 5.5 oluyordu.
Sonuç olarak bitkilerin yaşayacağı ortama discusları adapte etmek. Bunun için de su değerlerini hem bitkinin yaşayacağı, hem de discusların sağlıklarının bozulmayacağı değerde tutmak. Bu öyle zor olan bir şey değil. Asıl R/O kullanımı doğal olmayan durum. Yağmurun Amazona her zaman yağmadığını orada da kurak mevsimin olduğunu ve sürekli kurak mevsim koşullarında discusların etkilenmeyeceğini unutmamak gerek. Yavru almak istiyorsanız da onlar da, ayrı bitkisiz tankta dursun.