Benim bu başlıkta aradığım teorik bilgi yerine teknik bir çözüm.
Teorik bilgi kısa ve öz şeklinde de olsa mutlaka gerekli Teorik bilgi olmadan geçilecek pratik uygulamalar çoğu zaman vakit ve nakit kaybının en büyük nedeni olacaktır. Öncelikle ne yapmak istediğimizi ve bunu yapmak için nelere ihtiyacımız olduğunu teorik olarak bilip buna uygun uygulamaya yönelik çözümler peşinde koşmak gerekir diye düşünüyorum.
Örneğin 100 litre 75x35x50 cm bir akvaryuma 300 Watt ışık nasıl sağlanır
Gerçekten de değinildiği gibi 100 litre bir akvaryuma 300 watt ışık sağlamanın gerçekçi bir yaklaşım olup olmadığına da bakmak lazım. Elbette bunun da çözümü mevcut. Ancak bunun ihtiyaç duyduğumuz bir şey olup olmadığına karar verebilmeliyiz. Gene konu dönüp dolaşıp teorik bilgiye gelecektir.
Hala bazı ayrıntıları anlamakta zorluk çektiğim bir konu. Bakılması gereken bitki türleri, net su hacmi, taban yüksekliği, su ile ışık arası mesafe, kelvin kombinasyonu... Bir çok faktörün etki ettiği. Bütün bunlar göz önüne alınıp hesaplandıktan sonra ışıklandırma da maliyet önemli bir unusur. Kendim Diy tavan asma kapak kullaniyorum. Kompakt florasan kitleri oldukca pahali oldugu icin.
Kullanılacak Floresan'ın Kelvin'i, Lümen'i, Watt'ı, Cri değeri gibi pek çok etkenin yanında birde maaliyet unsuru var. Maaliyet unsuru ilk tedarik aşamasından başlayarak ülkemizin elektrik brim fiyatlarıda göz önüne alındığında işletme maaliyetine kadar oldukça yüksek rakamlara çıkabilen fiyatlar görülmekte. Aslında aydınlatma seçimine önce aydınlatmada kullanılacak lamba tipinin belirlenmesiyle başlanmalı.
Bitki akvaryumlarının oluşturulmasında en zor adımlardan biri olmasına rağmen aydınlatmanın adımlarımız arasında 4. sırada yer almasının nedeni işte bu sorular. Öncelikle ne yapmamız gerektiğini tam olarak belirledikten sonra aydınlatma gibi maliyetli ve zahmetli bir aşamaya geçilmesi gerekiyor. 100*40*50 bir akvaryumuma uygun ışıklandırma nasıl olabilir diye sormak yerine 100*40*50 akvaryumumda bakmak istediğim şu tür bitkileri içeren bir kurulum için ışıklandırmayı nasıl sağlayabilirim diye sormak daha doğru olacaktır. Bitki türleri hakkında bilgi araştırılırken karşınıza genellikle bir aralık çıkacaktır. Orta-yüksek gibi. Burada amaç hızlı gelişim, doğru renklenme ve yaprak şekli gibi olacaksa her zaman o aralığın yüksek ucunu sağlamanız gerekecektir. Bu aydınlatmayı sağlarken hobicilerin büyük kısmı beceri ve imkânlar doğrultusunda DIY-Kendi yapımları çözümlere yönelmektedirler. Standart akvaryum kapakları asla bitki akvaryumuna (bazı bitki türleri dışında) yeterli gelmeyecektir. Bunlara alternatif olarak son zamanlarda piyasalarda büyük çeşitlilik ve ölçülerde hazır armatürler de bulunmaktadır. Sık karşılaşılan sorunlardan birisi ise aydınlatma ile taban arasındaki mesafede karşımıza çıkıyor. Aydınlatmanın su yüzeyine olan mesafesi ışığın havada kaybedeceği gücün suda kaybedeceği gücün yanında tamamen göz ardı edilebilecek oranda olması nedeniyle çok önem taşımaz. Ancak su yüksekliği dikkate alınması gereken bir konudur. Flüoresan aydınlatma en fazla 45cm mesafede etkili aydınlatma yapabilecektir. Daha yüksek kurulumlarda MH lambalar neredeyse tek çözüm olarak kalmaktadır. Flüoresan aydınlatmada T5-HO lambalar T8 lambalara göre çeşitlilik/maliyet/güç gibi pek çok konuda artık daha fazla tercih nedeni olmaktadır. Son zamanlarda adından bahsettirmeye başlayan bir başka tercih led aydınlatma ise yüksek kurulum ancak son derece düşük işletme maliyeti ile dikkat çekmektedir.
Yüksek ışık altında akvaryumda işler gerçekten hızlı gidiyor. En ufak bir dengesizlikte yosun oluşumu çok hızlı bir şekilde artıyor. Şu değişimleri, ölçümler, gübreleme çok daha önem kazanıyor. Bence yüksek destekli sistemler kurulurken bile aydınlatmada aşırılığa kaçmamak lazım. Hem bitkiler için, hem de görsellik açısından etkili ama çok güçlü olmayan bir aydınlatma düzeneği seçilmeli.
Hobiye ayrılacak zaman, ilk adımda belirttiğimiz ve aslında tüm adımlar için geçerli olan maliyet faktörü işte bu değerlendirme açısından üzerinde durulan konular. Yüksek destekli sistemlerin önceliklerinden birisi yüksek aydınlatmadır. Daha mütevazı gelişimler isteniyorsa elbette pek çok bitki türü için kısıtlamalara gidilebilir yada bizim konumuz itibariyle daha düşük istekleri olan bitkiler seçilebilir.
Amerikalı biyolog Tom Barr üst değer olarak 1.38 watt/lt belirtmiştir.Bunun üstünde bir aydınlatmanın belki zararı olmaz (elektrik masrafından başka) ama bitki gelişimi açısından bir anlamı yoktur.
Watt/Litre kavramı bitki akvaryumu hobisinde çok sık karşılaşılan, ancak her durumda aynı geçerliliği olmayan bir hesaplama yöntemidir. Örneğin küçük su hacimlerinde (nano tanklarda) 4-8 watt/litre uygun düşerken 500+ gibi akvaryumlarda 0,7 watt/litre aynı etkiyi verebilmektedir. Litre başına 1 watt gibi genel kabul görmüş bir değer genellikle 100-200 litre gibi orta ölçekli akvaryumlarda beklenene yakın bir sonuç vermektedir. Tom Barr’ın üst değeri neye göre verdiğine de bakmak gerekiyor. Yazının tam metnini bir değerlendirmek gerekir diye düşünüyorum.